20 NİSAN 2020- 20 MAYIS 2020 ETKİNLİK SÜRESİ
☕️📢
‘Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey’
Vedat Günyol Sait Faik hikayelerindeki özü yukarıdaki cümle ile ifade ederken onu da bir ‘sevgi’ peygamberiydi diye tanımlar.
Eğer Avrupa’nın ve Amerika’nın başlıca kentleri, caddeleri,birer sanat harikası yapılarından bahseden kitaplar arasında bir yabancı edasıyla dolaşmaktan siz de benim gibi kaybolmuş hissine kapıldıysanız ,gelin beraber Sait Faik hikayelerinde İstanbul’un sokaklarında, Burgazada’da, Karamürsel’de deniz kenarında Anadolu insanının hikayesine konuk olalım..
Sait Faik 1906-1955 yılları arasında tüccar bir babanın oğlu olarak Adapazarı’nda dünyaya gelmiş, çalışmamayı ve evlenmemeyi tercih ederek aylak bir adam olmanın tüm keyfini çatır çatır çıkarmış(burayı yazarken kıkırdıyorum)bir halk hikayecisi..
Yaşar Kemal onun için modern hikayeciliği ülkemizde başlatan yazar der..
İçinde herkesten fazla insan sevgisi taşıyan garip bir adamdır Sait Faik..
Hikayelerinde insanların yaşam kavgalarını çok gerçekçi anlatmaya çalışmadan yaşama sevinçleri üzerinde daha çok durmuş.
Ona bigün sormuşlar neden Anadolu insanını hikayelerinde anlatmıyorsun o da cevap vermiş Anadolu dediğiniz yer ortasından sonra doğusundaki yer değildir ki sadece....Bilmediğim, tanımadığım insanları nasıl anlatayım ki..
İstanbul,Burgaz,İzmir’de Anadoludur der.
Türkçeyi en temiz ve en geniş kullanabilen biçim kaygısından uzak bir yazardır kendisi..
İçinde kendi doğrusu olan bir adamdır yazarımız..
HİKAYE KİTAPLARI