"Sözünü ettiği şu İlya llyiç kimin nesiydi?" diye sordu edebiyatçı. "Oblomov. Çok kez söz ettim ben sana ondan."
"Evet, bu soyadını hatırlıyorum. Senin bir arkadaşın, dostundu değil mi? Ne oldu ona?"
"Öldü, boş yere harcadı gitti hayatını."
Ştoltz içini çekti, bir an daldı.
"Başkalarından akılsız değildi, cam gibi tertemiz, apaydınlık bir ruhu vardı. İyi yürekliydi, ince ruhluydu ve yok oldu gitti...
"Neden? Sebep neydi?"
Ştoltz, "Sebep... Ne sebebi!" dedi. "Sebep Oblomovluktu...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yıllar geçtikçe bu çeşit heyecanları, pişmanlıkları giderek seyrekleşmisti ve kendi elleriyle yarattığı geleceğinin bu sıradan, geniş tabutunun içine, kendi mezarlarını kendileri kazan keşişler gibi girmişti.
Temiz kalbi asla sahteciliğe sapmamıştır, çamura bulanmamıştır. Süslü yalanlar hiçbir zaman çekmemiştir onu, yanlış bir yola saptıramamıştır. Varsın pislikler, kötülükler okyanusunun ortasında kalsın: varsın bütün dünya zehir saçsın, altüst olsun... Oblomov yalanın arkasından asla gitmez, kalbi her zaman temiz, aydınlık, dürüsttür... Kristal gibi pırıl pırıl bir ruhu vardır. Böyle insanlar çok azdır, seyrektir. Toplumun incileridirler onlar! Onların kalbini hiçbir şeyle satın alamazsın. Böylelerine gönül rahatlığıyla güvenebilirsin!