Doğru yada yanlış yoktur bu hayatta. Defalarca kez doğruluğu ispatlanmış bir hipotez içinde geçerlidir bu...Doğru yada yanlış kabul edilen bir olgu, zaman-mekan-insan a göre değişiklik gösterebilir. Bir önerme ile karşılaştığımızda kime-neye-hangi zamana-hangi mekana göre doğru/yanlış sorgulamasını yapmalıyız...
Bu düşünce bu önerme için de geçerlidir. İman meselesi bu konunun kapsamı dışındadır. Çünkü iman inanç meselesidir, akletmek gerektirmez...Aşk, Akıl, Anlayış ve Adaletle...
har içinde biten gonca güle minnet eylemem
arabi farisi bilmem, dile minnet eylemem
sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
Zalimin talim ettiği yola minnet eylemem
bir acaip derde düştüm herkes gider karına
bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
rizkimi veren huda dir kula minnet eylemem
oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken
yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem
Kul Nesimi / 17.yy
Bir çocuk gördüm başında şapkası dökülmüş saçlarının üstünde,
Bir çocuk gördüm dökülmüş kaşları baygın gözlerinin üzerinde,
Bir çocuk gördüm bırakmış kendini tekerlekli sandalyesine,
Bir çocuk gördüm her hücresiyle kayıtsız çevresindekilere,
Bir çocuk gördüm küskün, kırgın gibi,
Bir çocuk gördüm vazgeçmiş gibi...
Doğum, Havadır, Nefestir, bir başlangıç..
Yaşam, Sudur, Akıp giden..
Ölüm, Topraktır, soğuktur, sondur..
Ve Nur/Işık öncesinde yaşamında sonrasında İNSANIN,
Hep O vardır...
AŞK, AKIL, ANLAYIŞ ve ADALETLE..