İzzetin ve celâlin hakkı için;
kapının eşiğinde tuz gibi eriyip kalacağım,
ta ki icabetin tecelli edene dek.
Vallahi yerimden ayrılmayacağım,
ulaşıncaya, muradıma varıncaya kadar.
Allah’ım,
beni huzurunda durmaya muvaffak kıldığın,
dilimi duaya açtığın
ve kalbimi yakîn ile doldurduğun gibi,
bana istediğimi de ihsan eyle.
Gözümü, dilimden döktüğün duanın
akıbetiyle aydınlat.
Ey Rabbim,
‘Olmuştur’ mührüyle mühürlenmiş bir sevince özlem duyuyorum;
Sen onu hak kıldıysan,
beni Sana yalvarırken geri çevirme,
Sana umut bağlamışken beni mahcup etme…