Gökyüzüne bakın. Kendinize sorun: 'Acaba koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi?' Bakın her şey nasıl da değişiyor...
Ve bunun neden bu kadar önemli olduğunu büyükler asla anlayamaz...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Aynı saatte gelsen, daha iyi olurdu." dedi tilki. "Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelsen, ben üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun değerini öğrenirim. Ama herhangi bir zamanda gelsen yüreğimi seni karşılamaya harcayacağım zamanı asla bilemem. Kurallar olmalı."
"İnsanlar nerede?" diye Küçük Prens devam etti. "Çölde kendini biraz yalnız hissediyor insan."
"İnsanların içinde de öyle hissedersin," dedi yılan, "arada pek bir fark yoktur."
"Bazen gökyüzünde görülen milyonlarca küçük nesne."
"Sinekler mi?"
"Hayır. Parıldayan küçük nesneler."
"Arılar mı?"
"Yoo, hayır. İşsiz güçsüz insanları boş hayallere sürükleyen şu altın renkli küçük şeyler. Ama ben ciddi bir adamım. Boş hayallere harcayacak zamanım yok."
"Ah! Yıldızlar mı?"
"Evet, o işte. Yıldızlar."