Su

Su
@Dolunaysd
Hayatı tek bir akıntının sürüklediği mutsuz bir karışıklığa doğru gidiyordu; etrafındaki karanlık, o saatlerinde kurduğu imkânsız düşlerimi ona gerçekmiş gibi gösteriyordu; bu Budistler öyle uzak öyle yabancıydı ki, sağduyuluuyla, düşünerek dünyayı anlaması imkânsızdı. 
Sayfa 52·Kitabı okudu
Her şey birbirine aitmiş, birbirine yaklaşıp sonra uzaklaşan bir iç yaşamı varmış gibi geliyordu; bir ortak özellik, bir bütünlük vardı ve Esther bunun nerede gizlendiğini bilmiyordu; aslında ayrı ayrı, tek başına duran her şey bir oradaymış gibi geliyordu onu. Ve o da kendisini yaşamın içine, insanların arasına çeken o iç gücü hissediyordu, Fakat bir aptal gibi nereye gideceğini, ne tarafa yönelceğini bilmiyordu 
Sayfa 48·Kitabı okudu
Hayatın sürekli kendisini yenileyen o sonsuz mucizelerinden birine yakın hissetti kendisini; bu mucize, çocukların kadınlardaki iyiliği, şefkati, fedakarlığı ortaya çıkarması ve sonrasında bu duyguların kadınlardan çocuklarına geçmesiydi; kadından çocuğa, çocuktan tekrar kadına geçen, hiç kesilmeyen, sürekli devam eden bir döngü; böylece kadın kendi çocukluğunu asla kaybetmiyor, aksine iki kez yaşıyordu 
Sayfa 41·Kitabı okudu
Asıl mucize kendisine olmuştu, bunu hissediyordu; bu yaşında içinden taşan sevgiyi birine vermek, ona sevmeyi öğretmek, muhteşem bir çiçek gibi açacak tohumu ekmek lütfu bağışlamıştı ona. 
Sayfa 36·Kitabı okudu
Mucizenin artık sadece Tanrısal elin dokunduğu hayatın bir oyunu değil de, daha kutsal daha Tanrısal bir şey olduğunu düşünüyordu.
Sayfa 35·Kitabı okudu