Mukaddes SARIGÜL

Müslüman kendi basit, yalınkat isteğini Batılı bir insana belki rahatça anlatabilir ama, sonradan Batılılaşmış insana aynı rahatlıkla anlatması o kadar kolay görünmüyor. Batı insanı, İslâm'ı reddederken bilinçli bir tutum içindedir. Batılılaşmış insanın tutumuysa, sadece bir kör inanç halinde belirmektedir. Batılı, neyi, niçin reddettiğinin bilincindedir. Batılılaşmış insansa sadece anlamadığı için reddetmektedir. Fakat anlamak için en küçük bir heves belirtisi de göstermemektedir. Batılılaşmış insanın zihniyetinin temelinde, dinle dünya işlerinin birbirinden ayrı olduğu hususunda değişmez bir önyargı vardır. Onun bu kuruntusudur ki, olayı anlamasına engel oluşturmaktadır.
Reklam
Bir Handikap Daha: İslamı Anlamamak
Bugün mevcut olan durum, büyük ölçüde insanların nefsaniyetlerine hitap etmektedir. Oysa İslâm insanların nefslerini terbiye etmesini teklif ediyor; nefsini, nefsanî arzularını putlaştırmış olanlarsa putlarına kimseyi dokundurtmak istemiyor.
giriş
İlaçlar, onları üreten insanlarca kusurlu testlerle, son derece yetersiz sayıda garip, emsal oluşturmayan hasta üzerinde denenmekte ve kusurlu teknikler kullanılarak, tedavilerin faydalarını abartacak tarzda analiz edilmektedir. Bu testlerin, üreticinin yararına sonuçlar verme eğiliminde olması şaşırtıcı değildir. Şirketler deneme sonuçlarından memnun kalmadığında bunları hekim ve hastalardan saklama hakkına sahiptir. Bu yüzden biz bir ilacın asıl etkilerinin ancak çarpıtılmış bir tablosunu görüyoruz. Düzenleyiciler deneme verilerinin çoğunu görüyorlar, ama sadece ilaç ilk ortaya çıktığında. Ancak o zaman bile bu verileri hekim veya hastalara, hatta devletin diğer kurumlarına vermiyorlar. O zaman bu çarpıtılmış kanıtlarla çarpık bir iletişim sağlanıyor.
Tibbin kanıtlara ve tarafsız testlere dayandığını düşünmek isteriz. Ama aslında bu testler son derece kusurludur. Hekimlerin araştırma literatürüne aşina olduğunu düşünmek isteriz, aslında literatürün büyük kısmı ilaç şirketlerince onlardan saklanmaktadır. Hekimlerin iyi yetiştiklerini düşünmek isteriz fakat eğitimlerinin mali kaynağı çoğunlukla ilaç sektörüdür. Düzenleyici kurumların, piyasaya sadece etkili ilaçların sunulmasına izin verdiğini düşünmek isteriz. Ama aslında bu kurumlar, yan etkilerine dair verilerin hekim ve hastalardan gelişigüzel bir şekilde saklandığı işe yaramaz ilaçları onaylıyor.

Mukaddes SARIGÜL

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 21:59
·
2023 10. kitabı
Muhammed Emin Yıldırım
9.3/10 · 732 okunma
Reklam