Yine yolumuzun rehberleri olan sahâbe neslinden bir örnek verelim. Sa'd b. Ebî Vakkâs ile Selmân-ı Fârisi (r.anhuma) arasında bir tartışma yaşandı. Tartışma biraz ilerledi. Sa'd b. Ebî Vakkâs, Selman'ı tahrik etmek için: "Nesebin nedir, söyle bakalım." dedi. Selmân-ı Fârisî hüzünlendi ve: "Ben Selman b. İslâm'ım. İslâm'ın oğlu olan Selmân olarak karşındayım." diyerek o meclisi terk etti. Bu durum Hz. Ömer'in (ra) kulağına gitti. Hz. Ömer hemen cemaati topladı ve bir hutbe irad etti: "Bütün Kureyş bilir ki babam Hattab, Cahiliye Dönemi'nde onların en şereflisiydi. Durum böyle iken ben yine de İslam oğlu Selman'ın kardeşi İslâm oğlu Ömer'im. Kendini Cahiliye Dönemi'ndeki dokuz atasına nispet eden kişinin, yani onlarla övünen birinin onuncu atasının cehennemlik olabileceğini unutmayın!" Bunun üzerine korkudan tir tir titreyen ve yaptığı hatayı anlayan Sa'd b. Ebi Vakkâs, Selman'ın gönlünü almıştır. (Zehebi, Siyeru A'lami'n-Nübela, III, 336]