Yunanlılar "dişil’’ ve "eril’in bedensel bir sürekliliğin iki kutbunu temsil ettiğine inanırlardı, oysa mesela Viktorya dönemi insanları adet kanaması ve menopoza öyle gizemli dişil güçler gözüyle bakarlardı ki erkeklerle kadınlar neredeyse ayrı türler gibi görünürdü. Laqueur Yunanlılar'ın bu bakış açısını tek bir cinsiyete en azından iki toplumsal cinsiyetin tekabül ettiği, erkekle kadın arasındaki sınırların türsel değil dereceli sınırlar olduğu... tek cinsiyetli bir bedenin öne çıktığı bir bakış açısı olarak betimler. Az ısınan erkek ceninler efemine erkekler olurlar; normalden fazla ısınan dişi ceninler ise sevici kadınlar olurlar.
Antik dönem Atinası'nda bir başka erkeğe duyulan erotik aşkı ifade etmek için kullanılan sözcükler, şehre duyulan bağlılığı ifade etmek için de kullanılabiliyordu. Siyasetçiler bir aşık ya da bir savaşçı gibi görünmek istiyordu.
Mesela Thukydides Peloponessos Savaşı’nı anlatmaya başlarken medeniyetin ilerlemesini savaşın çıkışına tarihler; bu ilerlemenin bir işareti olarak “Spartalılar’ın olimpiyatlara çıplak katılan, giysisiz dolaşan ilk halk” olduğuna dikkat çeker, oysa o dönemde barbaroi -sözcük hem “yabancılar” hem de “barbarlar“ olarak çevrilebilir- arasında birçok kişi hâlâ olimpiyatlarda herkesin yanında cinsel organlarını örtmekte ısrar etmektedir. Medeni Yunanlı teşhir ettiği bedenini bir hayranlık nesnesi hâline getirmişti.