''Kısacası zaman üstüne nasıl düşüneceğimizi bilemiyoruz çünkü zaman, zamanı bizim algıladığımız gibi algılamıyor; çünkü zaman, bizim zaman hakkında ne düşündüğümüzü zerre umursamıyor; çünkü zaman, hayat üzerine düşünmemizin kıvrak, güvenilmez bir metaforundan ibaret. Çünkü neticede bizim için yanlış olan zaman değil, biz de zaman için yanlış değiliz. Yanlış olanın hayatın ta kendisi olma ihtimali var.''
''Neden böyle söylüyorsun?'' diye sordu Miranda.
''Çünkü ölüm var. Çünkü ölüm insanlar ne derse desin hayatın bir parçası değil. Ölüm, tanrının büyük hatası, gün batımları ile gün doğumları ise utançtan yanakları kızarmış hâlde bizden özür dileme yolu. Bu konuda bir-iki şey biliyorum.''