Giriş Yap

André Aciman

Yazar
8.2
1.429 Kişi
3.268
Okunma
113
Beğeni
6,5bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Romancı, denemeci ve anı yazarı, aynı zamanda dünya çapında ünlü Proust uzmanlarından biridir. New Yorker, New York Review of Books, New York Times, Paris Review gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. Türkiye vatandaşlığına sahip Yahudi bir aileye (babası aslen İstanbulludur) mensup olan André Aciman, İskenderiye'nin çok dilli, kozmopolit ortamında yetişti, aile daha sonra New York'a yerleşti. New York City Üniversitesi'nde edebiyat teorisi, Princeton Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı dersleri verdi. Anı kitabı Out of Egypt ile Whiting Ödülü'nü kazandı. Adınla Çağır Beni, ilk yayınlandığı yıl olan 2007'de New York Times tarafından "Yılın Dikkate Değer Kitabı" seçildi ve Lambda Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Yazar yaşamını ve çalışmalarını New York'ta sürdürmektedir.
Unvan:
Romancı, denemeci ve anı yazarı
Doğum:
İskenderiye, Mısır, 2 Ocak 1951

İncelemeler

Tümünü Gör
376 syf.
·
3 günde okudu
·
9/10 puan
Andre Acıman, Engizisyon’dan kaçıp Osmanlı Devleti zamanında Avrupa’dan İstanbul’a, 20. yüzyıl başlarında da buradan Mısır’a göç eden Yahudi bir ailenin İskenderiye’de dünyaya gelen çocuğu. Gerek aile fertlerinin çok farklı kültürlerden etkilenmiş olması, gerekse doğup büyüdüğü İskenderiye’nin içinde bulunduğu koşullar sebebiyle hem adeta bir kültür mozaiğinin parçası olmuş hem de tarihin çok önemli bir dönemine çok kritik bir coğrafyada tanıklık etme şansına sahip olmuş. Şans diyorum ama elbette bu durum beraberinde pek çok kimlik, aidiyet, milliyet sorgulamalarıyla dil problemlerini de beraberinde getirmiş. Otobiyografik romanı Mısır’dan Kaçış’ta, ailesinin 1905’te İstanbul’dan ayrılışından 1964’te Mısır’ı terk etmelerine kadar olan süreçte yaşadıklarını, sıcacık bir atmosfer ve yalın bir dille, oldukça filtresiz ve samimi bir şekilde anlatıyor. Kitap, günümüz İngiltere’sinde yazarın büyük büyükannesinin kardeşiyle sohbetiyle açılıyor ve ilk bölümde ailesinin o kuşağını anlatıyor. Özellikle bu bölümden sonra temposu yükselen romanın ilerleyen bölümleri ise yazarın anne babasının tanışması, ardından çocukluğu ve gençliğinin anlatımından oluşuyor. Hemen her bölümün sonunu da gelecekten bir kesitle bağlıyor ki bu da hikayeyi daha da dokunaklı ve etkileyici hale getirmiş. Bu sıcacık aile hikayesinin arka planında bir yandan İkinci Dünya Savaşı, Süveyş Krizi, Arap-İsrail savaşları ve İngiliz sömürgeciliğine karşı Orta Doğu’daki anti-emperyalist mücadele gibi önemli tarihi olayların izini sürerken, bir yandan da özellikle o coğrafyada -Orta Doğu’da- ama Avrupa’da da farklı ırklar ve inançlar arasındaki dinamiklere tanıklık ediyoruz. Bu tanıklık, Acıman’ın hikayesiyle beraber kimlik, aidiyet, dil ve milliyet üzerine de çokça düşünmeye sevk ediyor. Ulus olma, millet olma, -bazen zahiri bazen gerçek- ortak bir düşmanın toplulukları uhu gibi kenetleyivermesi ve bu fonksiyonuyla toplumlarda oynadığı rol, dilin hem birleştirici hem ayrıştıcı olabilmesi, çok kültürlü bir toplumun oturduğu hassas dengeler ve böyle bir toplumda büyümek ve yaşamak, bir kültürü, yaşam biçimini, toprağı benimsemek ya da bunlara ‘yabancı’ kalmakla da ilgili muazzam bir otobiyografik roman. Hikayesi, dili, anlatımı, arka planı ve bana hissettirdikleri ve sorgulattıkları, kısacası her şeyiyle çok, çok beğendim.
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30