Dovletgeldi'nin Kapak Resmi
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
17 Nis 17:43

Mecnunlar, metro mecnun oldu. Artık çölde 'Leyla, Leyla' diye bağıran bir mecnun yok! Kah gece klüplerine gidiyor Mecnun, lüks arabasına atabildiği kadar Tiki Leyla'yı atıp, evine götürüyor. Kah basına yanındaki kızlarla ve altın kolyesiyle hoş pozlar veriyor. Soranlara da 'Benim için iç güzellik önemli' diyerek felsefe yapıyorlar.

Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennem'in Dibine Git, Erdal Demirkıran (Sayfa 175 - Kashna)Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennem'in Dibine Git, Erdal Demirkıran (Sayfa 175 - Kashna)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
17 Nis 17:09

İlkokul öğretmenini neden unutamıyorsun? Çünkü sen henüz bir çocukken maddi ve manevi olarak karşında gördüğün en büyük güçtü öğretmen. Peki şimdi? O öğretmen emekli oldu, artık ortalarda da gözükmüyor; ama sana bir idol lazım. Duygularına, düşüncelerine hitap eden, parasal olarak senden çok daha önde olan biri lazım. Tam bu sırada bakıyorsun televizyonda ‘İdolünüz benim’ diyen biri çıkıyor karşına. Birkaç model daha var! Hemen kendine uygun olanı işaretliyorsun. Bundan sonrası kolay, tıpkı ilkokuldakı gibi. İlkokulda sen 5 puandın, öğretmen 80 puan ve senden tam 16 kere daha büyüktü. Bu büyüklük, yani aradaki 75 puan, ona olan hayranlığının ifadesiydi. Büyüdün şimdi. Hem de tam 10 kat büyüdün, 50 puan oldun; ama bir şey değişmedi. Formül belli. Hayran olduğun, idolüm dediğin kişi senden 16 kere büyük olacak! İşte bu yüzden o sanatçı tam 800 puan. Üstelik bunu ben söylemiyorum. Medya söylüyor, anan söylüyor, baban söylüyor... Sen ne kadar büyürsen büyü her zaman 16 kere daha küçüksün hayran olduğun kişiden. Onun dediklerini yapman çok doğal, onun yediklerini yemen, onun yürüdüğü gibi yürümen. Sana bir şey söyleyeyim mi senin ona muhalif yaşaman büyük küstahlık olurdu.

Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennem'in Dibine Git, Erdal Demirkıran (Sayfa 159 - Kashna)Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennem'in Dibine Git, Erdal Demirkıran (Sayfa 159 - Kashna)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
12 Oca 05:12 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ben kimim? Ecdadım kim? Set çekti inkarcılar.
Sokaklara dökülmüş, mesnetsiz davacılar...
Daha ne kadar akar, isyan kaynaklı pınar.
Zonklatıyor beynimi bu cevapsız sorular.

Teslim edilmiş ruhlar, zindanın kollarına,
Âlem itekleniyor, bir muhal ortamına.
Bıçak sapla kalbime, kan çıkmaz aynı inat.
Bakmayın gülenlere, hücran dolu kâinat.

Aynı anadan doğduk, ayrı ayrı fikirler,
Kim sahip çıktı bana, kardeşlerime kimler?
Anam ağlıyor işte, babam dostlarıyla bir,
Vicdan oluklarından, durmadan akıyor kir...

Gönlüm kaynaklı ırmak, kıvrıldın yokuşlara.
İrin döktün gönlümden işlenen nakışlara.
Serpildin benliğime, nokta nokta sararak.
Boğdun öz evlâdını içten içten akarak...

Gaynmeşru yazıldı senelerdir reçeten,
Dikenlere takılmış terk ettiğin peçeten.
Şimdi üryan gezersin, nerede giyeceğin?
Haykırmak zamanıdır yok mu söyleyeceğin?

Hak gösterdi batılı sana, ehliyetsizler.
Milliyetçi rolünde şimdi milliyetsizler.
İyi çalış dersine her gün imtihandasın.
Altı da bu yerin çift kapılı handasın.

Gideceksin yol budur, ister dur ister yürü,
Ölmek, yok olmak değil, makber mahşere köprü.
Bildiriyor yaratan, Kur'an dünyada rehber,
Hak yol İslâm diyordu, giden en son peygamber.

Asimi inkârdasın, unuttun hak olanı.
Uyan gizli emeller süpürüyor kalanı.
Boşaltıyor gövdene, yılan zehirlerini,
Dön artık benliğine, öperim ellerini.

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 288)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 288)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
11 Oca 14:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Güneş niçin akşamları sır olup gider? Şafak vakti
erişip, karanlıkları kovmak için mi? Dünya niçin güneşin
etrafında dönüp durur? Mevsimleri değiştirmek
için mi? Ay niçin dünyanın etrafında pervanedir? Gece
ile gündüzü değiştirmek için mi? Yıldızlar niçin semada
dolaşır? Gökyüzünü süslemek için mi?
Bütün bu nizam ve hareketler varlığın devamı
için değil mi? Ona uygun olarak kurulup bırakılmamış
mı? Gök ve yerde olan ne varsa, O ilâhi kuvvetin
emrinde ve onun varlığını sergilemek için değil mi?
Ey sefil yolcu, dünya, konup göçenler için bir
imtihan yeridir. Bütün yolların sonu ona bağlanır, bilerek
yürü...

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 164)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 164)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
11 Oca 14:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mutsuz çocuk, diye acındı... Sen İslâm fıtratı
üzerine doğdun. Ama İslâmdan habersiz yetiştirildin.
Ne yazık ki, sen hiyanet edilen emanet, hiç düşünmeden
öldürülen ruhsun...
Sen, çorak yerlere ekilen tohum, kökünden kopartılan
dal, açmadan solan tomurcuksun...
Sen şehit atalarının yüz karası, öz benliğinin düşmanısın...
Sen, Anadolu'nun şefkatten mahrum, tüm gerçeklerden
uzak, en mutsuz çocuğusun... Seni düşündükçe
kahroluruz...
Sen, bu vatanın bağrında en derin yara, Müslüman
Türk'ün asil ruhundan damla damla fışkıran ıstırap
ve utanç gözyaşlarısın...
Sen, her şeyden önce, bilerek ya da bilmeyerek
mahvedilen nesildin. Bütün materyalistler gibi, senin
korkun da yersizdir... Unutma, topraklar gün gelip
doğuracaktır. Bunu Allah'ın Kelâmullah'ı, KUR'AN-ı KERİM söylüyor, ben değil...

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 158)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 158)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
11 Oca 08:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kendisini zorlayan duyguların
tercümanı olarak sordu:
— öğretmenim?
— Efendim.
— Siz inanıyor musunuz?
— Elbette inanıyorum.
Gültenin gözleri öğretmeninin çıplak denilecek
kadar, açık bacaklarında ve uzun kumral saçlarında
kalmıştı:
— Ama öğretmenim... İnanan insanlar, mahrem
yerlerini kaparlarmış. Annem öyle söyledi... Allah'ın
rızasını kazanmak, onun emirlerini yapmakla mümkünmüş...
Tuba'nın içi burkulmuştu... Biraz önce, din dersine
verilmeyen çocukları düşündü... Sonra:
— Haklısın, diye inledi. Otur...
Cemiyet; diye göğüs geçirdi. Nesillere ışık diye karanlık
vaad.eden cemiyet... Öğretmenini talebesinin
karşısında âciz düşürecek zihniyete alkış tutan cemiyet...
Öğretmene yanlışı müdafaa ettirir şekilde yetiştiren
insanlık... Benim yerime sizler utanın...

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 81)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 81)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
10 Oca 17:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Cihan, hemşireye sert bir emir verdi:
— Gitmenize müsaade etmiyorum...
Zeliha hemşire başının örtüsünü değiştirirken, öfke
doluydu:
— Bu tür gidişler müsaade gerektirmez, diye kızdı...
Hayretle sordu:
— Nasıl bir gidiş bu?
— Dönüşü olmayan.

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 38)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 38)
Dovletgeldi, 2018 okuma hedefini güncelledi.
09 Oca 22:14
2018 Okuma Hedefi: 180 Kitap
2018'de 180 kitap okumayı hedefliyor.
Şu ana kadar 5 kitap okudu.
Her gün 1 kitap okumalı.
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
09 Oca 21:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kızdı... Kafasından dumanlar yükselen, dağlar gibiydi;
—Bir babanın evlâdına vermesi lâzım gelen ne
varsa verdim. Daha ne verebilirdim? diye kıvrandı.
Nigar Hanım:
— Maneviyat, dedi. Verebildin mi?
— Hangimizde var ki?

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 25)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 25)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
09 Oca 20:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

insanlar yücelmemişlerse kinleri yüzündendir,
diye kızdı. Küçük işlerle uğraşmayı bırak. Adam olmaya
bak... Kinini Hak düşmanları için kullanırsan
yükselirsin... Kan, barut, ihtiraslar için değil.

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 26)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 26)
Dovletgeldi, bir alıntı ekledi.
09 Oca 20:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Babalar evlâtlarını başkalarına şikâyet ederler
mi? diye hıçkırdı... Devlet sırrını başkalarına
para karşılığı satan adama baba diyemem... Odacılığınla
iftihar etseydin de alnımıza bu kara lekeyi sürmeseydin.
Bizleri haram lokmalarla büyütünceye kadar
aç koyup, şerefle büyütseydin. Bunlar da yetmemiş
gibi oğlum örümcek kafalı, gerici demişsin... Bunları
duyar duymaz gelip boynuna mı sarılsaydım...

Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 15)Boşluk, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 15)