Sırlarla dolu, depresif, yaşama sevinci sönmüş iki ana karakteri ile tam bir karanlık roman. Hem toplumsal hem bireysel patolojik psikolojilerin yarattığı ve ilerleyen çürümeyi, soğuk bir hançer gibi sırtımıza saplıyor yazar. Hayatın, aşkın, ilişkilerin, ailenin karanlık taraflarını, çok iyi bir anlatımla, içinizi burkarak hissettirmiş.
Bir yandan da bizi içine attığı kör kuyuyu, kadın cinayetleri, intiharlar, linç kültürü, tacizler ve sürü cehaleti ile derinleştirip ağırlaştırmış. Ülkedeki anlamsız Alevi-Sünni düşmanlığı, çevre duyarsızlığı, madenlerle zehirlenişimiz ve para için her şeyi yapacak kadar fakir, yalaka ve onursuz hale gelen toplumu da boş geçmemiş.
Bütün bunları akıcı, kurgusu gayet iyi ve boğazınızda yumruk hissedecek kadar sert bir esere dönüştürmüş. Hayatın sizin için anlamını sorgulatacak, düşündüren, acı veren ve çok gerçek bir roman.
Ayfer Tunç saygıyı hak ediyor. Mutlaka okuyun derim.