Oyunbozan Harlan Coben'ın Myron Bolitar serisinin ilk kitabı olup, benimde kendisinden okuduğum sanırım dördüncü kitap. Okuduğum diğer kitaplarından ziyade bu sefer erkek karakterimiz hem duygusal hem de fiziksel açıdan daha güçlü olarak karşımıza çıkıyor. Ancak hikâyenin ana gizemi bir kadın üzerinden işleniyor.
Serinin ilk kitabı olan Oyunbozan'da ana karakter Myron Bolitar eski basketbolculardan biri olup zamanında yaşadığı sakatlıktan dolayı şuan spor menajerliği yapmaktadır. Bir gün müşterilerden biri olan Christian Steele'e kayıp olan eski kız arkadaşıyla ilgili bir şey gelir ve Steele Myron'dan yardım ister ve tahmin edildiği üzere Bolitar'ın tek meziyeti sporculuk değildir.
İlk sayfalardan bana ben "Ne okuyorum?" diye ufak bir şüpheye düşürse de konu, işleniş biçimiyle içine çekti. Özellikle Myron ve Win'in arkadaşlıkları, diyaloglarını okurken inanılmaz keyif aldım. Eleştirdiğim tek nokta kitaplarında gizem unsuru olarak yoğunlukla kadınları seçmesi(özellikle de benzer sekillerde) beni rahatsız etti. Ek olarak Martı Yayınları'nın redaksiyon hataları da oldukça can sıkan bir durum oldu.
Uzun soluklu okumalarınızın arasına alınabilecek ya da polisiye seri okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim temposu yüksek, iyi işlenen polisiye bir kitaptı.
Yeni bir gün ve ben yine bir Harlan Coben romanıyla karşınızdayım. Dijital platformda kitaplarından uyarlanan dizilerle merak sardım kendisine ve romanlarına dalışım o dalış! "Oyunbozan" adlı bu kitabının şöyle bir özelliği var, Coben'in yarattığı kurgu karakter olan Myron Bolitar ile ilk ke bu kitapta tanışıyoruz. Anlayacağınız, ben Harlan Coben'i biraz karışık okuyormuşum(: Yazarımız Myron Bolitar'ı öfkesi büyük; lakin aynı zamanda merhametli biri gibi tasarlamış, onu anladım. Harlan Coben, romanını yine gerilim ve gizemlerle bezemeye çalışmış. Ancak daha önce okuduğum romanları kadar başarılı bir kurgu ve gizem göremedim ortada... Beni heyecanlandırmadı, sürükleyici değildi. Ayrıca yayınevinin yaptığı kelime hataları, bir noktadan sonra okumamı zorlaştırdı. Karakterleri çok sığ ve aynı zamanda gereksiz uzun anlatılmış. Kurguyu ise baştan savma buldum. Haliyle okurken sıkıldım. Diğer gerilimli romanları gibi hiç değildi.
Romanımızın odağında Coben'in kalıcı karakteri Myron Bolitar ve sporcu Christian Steele yer almaktadır. Eskiden basketbolcu olan Myron Bolitar şimdi çok ünlü bir spor menajeridir ve Christian, Myron'ın temsil ettiği sporcularından biridir. Christian, oldukça iyi bir sözleşme imzalamaya hazırlanırken bir gün öldü sandığı kız arkadaşı Katy'den bir telefon aldığında, gerilim artmaya başlar. Öldü sanılan kızın ablasının Myron'ın eski sevgilisi olması, işleri değiştirir. Bir süre sonra bu kızların babasının da ölmesi, Myron'ı harekete geçirir. Bu ailenin yaşadığı tüm dramları, öldü sanılan bir kadının tüm sırlarını ve bir adamın söylediği tüm yalanları ortaya çıkarmak için mücadele eder. Bunu yaparken çalıştığı sektörüna tüm acımasızlığını görür, ortaya çıkmaya hazırlanan gerçekler ise kaos yaratacaktır.
Başından sonuna aksiyon ve gizemin hiç eksik olmadığı, zekice kurgulanmış çok sürükleyici ve güzel bir kitap. Konusuna gelince; Spor menajeri olan Myron'un menajerliğini yaptığı ünlü bir oyuncunun kız arkadaşı bir yıl kadar önce kaybolur. Kızın ablası Myron'un eski sevgilisidir. Kısa süre önce kızların babası ölü bulunur ardından kayıp kızın hayatta olabileceğine dair bulgular ortaya çıkmaya başlar ve her şey birbirine karışır.
Nilgün Harlan Coben; Çeviren: Elif Sezginci; Roman; Martı Yayınları; 2009, 427 sayfa (4) (Pzt. / 01.06.2009)
OYUNBOZAN başlıklı bu romanı devrettim. Sıkı bir roman okuyacağımı sanmıştım; aksine hayal kırıklığı yaşadım.
OYUNBOZAN romanını Akif B. arkadaşım tavsiye etmiş ve bizzat getirmişti kitabı Oyunbozan ; kendisine teşekkür ediyorum. Romanın Türkçemize çevirisi iyi: Dört puanla değerlendirdiğim bu romana, en az yedi buçuk puanlık tercüme yapılmış. Kelime yanlışları var romanda fakat devrik cümle veya kuruluşu bozuk tek bir cümle yoktu; kolay okuyabildim. Elif Sezginci yedi buçuk puan verdiğim için bana kızmasın. Misal 123'üncü sayfada şöyle bir cümle var:
"Başlangıç olarak gevrek ördek parçaları ve çam fıstıklı kâğıtta güvercin yavrusu vereceğim." Cümle içinde geçen 'ÇAM FISTIKLI KÂĞITTA GÜVERCİN YAVRUSU' yemeğini görünce şaşırdım: Çam fıstıklı kağıt nasıl oluyor, diye..! Bir kaç yerde 'atmış' yazılmış, rakamdan (60) bahsediliyor, doğrusu "altmış" olmalıydı.
OYUNBOZAN romanının Yazarı Coben'in üslubunu beğenmedim hiç. Ortadan kaybolan bir kızın etrafında dönüyor hikâye ama kurgu alelade. Roman kahramanları silik tipler olarak kalmışlar; betimleme berbat, gözümde canlandıramadım bir tekini bile. Sadece kişiler mi? Betimlemeler de aynı akıbete uğramışlar.
Harlan Coben'in en iyi romanının KİMSEYE SÖYLEME olduğunu fark etmiştim bir zamanlar. Harlan Coben Bir daha Coben'den okuyacak olursam "Kimseye Söyleme" adlı romanını okuyacağımı kendime hatırlatıyorum şu hâlde!
Çok güzel bir kitaptı olay örgüsü çok güzel işlenmiş. Bir kızın hayatı nasıl mahvolur anlatılmış. Okudukça Katy’ye hem kızdım hem üzüldüm. Güzel bir kafa karışıklığı yapıp dedektif gibi cinayeti çözdüler.
Yazar ile tanışma kitabımızdı. Bir polisiye sever olarak kurgusunu beğendiğimi söyleyebilirim, ancak bir Tess Gerritsen, John Verdon hatta bir Angela Marsons değil. Belki de serinin ilk kitabı olduğu için bilemiyorum, Myron Bolitar serisinin 10 kitabını da aldım, seriyi okumaya devam edeceğim kesinlikle, karakterler ve yazarın tarzı oturdukça muhtemelen daha çok beğenirim diye düşünüyorum. En önemli eleştiri Martı Yayınları'na. Redaksiyon hataları çok fazla, çok rahatsız edici, kitabın orijinal olmadığını düşündürecek kadar maalesef.
Yazar ile ilk tanışma kitabım, elimde bir iki kitabı daha var. Ve okumaya devam.
Hayran kalıyorum bu kurguları düşünen ve yazıya döken insanlara.
Konu nefis kurgulanmış ve işlenmiş. Sinema izler gibi.
Spor menajeri Myron'un eski sevgilisinin kız kardeşi ve menajeri olduğu Christian'ın sevgilisi Katy'nin kayboluşunun arkasındaki esrarı çözmeye çalışmasını konu alan roman gerçekten heyecan vericiydi. Elinizden bırakmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Tavsiye edilir.
Keyifli okumalar.
Myron Bolitar serisi ilk kitap olur kendisi.
Kendisi bir spor menajeri. Birazda geçmişten belalı bir tip. Geçmişini anlatan bir kitap var mı diye merak etmedim değil. Christian Steele menajerlik yaptığı genç oyunculardan biri. Oldukça iyi bir anlaşma yapmak üzere. Ama öldü sanılan kız arkadaşından bir telefon almasıyla işler değişiyor. Kahramanımız Myron'a ise bir ailenin sırlarıyla beraber cinayeti çözmek kalıyor.
Aslında baya hızlıca okuduğum bir kitap oldu. Ama bütün karakterlerin hayatlarını o kadar ayrıntısı ile anlattı ki ben konudan zaman zaman koptum ve sıkıldım. Sonu da beni çok şaşırttı diyemeyeceğim çünkü ilk defa tahmin ettim katili. Ama yazarın başka kitaplarına da sans vermeyi düşünüyorum. Belki biraz daha okuma keyfi içinde olduğum bir zaman Yazar hakkındaki nihai kararımı o zaman vereceğim.
Myron ve Win arasındaki diyaloglar oldukça eğlenceli geldi bu arada bana. Win'i özellikle çok sevdim çünkü tam bir psiko
Yine nefes kesen bir Harlan Coben kitabi... Baslarda biraz karmasikti agir ilerledi diyebilirim ama zaten cogu kitap oyle degil midir? Gizem ve heyecan doluydu. Myron Bolitar Serisi'ne devam.
Harlan Coben’in okuduğum ilk romani ama son olmayacak. Oldukça sürükleyici yer yer geren bazen güldüren akıcı, okurken elinizden birakamayacaginiz bir polisiye roman.
Harlan Coben (d. 4 Ocak 1962) ABD'li gizem ve korku romanı yazarıdır. Romanları genellikle çözülmemiş olaylarla başlamaktadır. (Cinayetler, esrarengiz kazalar vb.) Değişik serilerdeki karakterler bir arada olarak bazı romanlarında görülebilmektedir.
Harlan Coben, Edgar, Shamus ve Anthony ödüllerinin üçünü birden kazanan ilk yazar olma unvanına sahiptir. Dünya çapında çok satan çeşitli romanları bulunan yazar, Book of the Month Kulübü'nün ödüllerini de kazanmıştır. Harlan Coben, ailesiyle New Jersey'de yaşamaktadır.