Büyük Vuruş Myron Bolitar Serisi 2

8,2/10  (62 Oy) · 
201 okunma  · 
51 beğeni  · 
1.618 gösterim
Büyüleyici... Eğlenceli! Los Angeles Times

"Büyük Vuruş, okuyucuyu tepeden tırnağa etkisi altına alacak... Sır düğümü çözülene dek kitabı elinizden bırakamayacaksınız. "
-New York Times


Amerika Açık Tenis Turnuvası sarsıcı bir cinayete tanıklık etmiştir.
Eski profesyonel tenisçilerden Valerie Simpson öldürülmüştür.
Ancak bu cinayetin ardında, birçok ismin büyük roller oynadığı,
karmakarışık ve esrarengiz bir senaryo gizlidir. Cinayet
basit ırkçı bir yaklaşımın ya da küçük bir hırsızlığın ürünü müdür?
Yoksa işin içinde çok daha karmaşık bir takım ilişkiler mi mevcuttur?
Araştırmalar tüm hızıyla sürmektedir ve nihayetinde erişilen sonuç ise,
aslında hiç kimsenin kolayca tahmin edemeyeceği kadar çetrefilli ve ironiktir.

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.


"Espritüel diyaloglar, son derece akıcı bir anlatım ve işin içinden çıkamayacağınız bir cinayet. Coben, olağanüstü yeteneğini bir kez daha gözler önüne seriyor."
-ArmchairDetective

"Dâhiyane bir kurguyla hazırlanmış… Spor menajeri Myron Bolitar ve dengesiz yardımcısı Win, gizemli romanlarda yer alabilecek en ilginç ve ilgi çekici karakterlerden. Bu kitap beni son sayfasına dek peşinden sürükledi."
Los Angeles Times Book Review
"Coben tam bir laf cambazı… En can sıkıcı durumları bile eğlenceli bir dille anlatmayı başarıyor. Şiddetle tavsiye edilir!"
Publishers Weekly




Başarılı bir tenis oyuncusu olan Simpson'ın ölümünün ardında
büyük sırlar gizlidir. İlk bakışta anlaşılamayan, ancak
detaylara inildiğinde küçük ipuçlarını toplayarak
açığa çıkabilecek türden bir muammaya dahil olmamak,
söz konusu Myron Bolitar ise tek kelimeyle imkansızdır.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2010
  • Sayfa Sayısı:
    453
  • ISBN:
    9786054335589
  • Orijinal Adı:
    Drop Shot
  • Çeviri:
    Özlem Gültekin
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
13 Şub 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Harlan Coben Büyük Vuruş ile tenis ve cinayetin buluşmasını bizlere aktarıyor. İşlenen cinayetleri aydınlatmaya çalışırken, tenisin bireyselliğini ve bu bireyselliğin getirdiği bencilliği kabalaşmadan, ince bir yaklaşımla eleştiriyor. Bana göre bir eleştiri de güçlü ve nüfuzlu kişilerin sadece kendi menfaatlerini düşünmelerine yapılmış. Harlan Coben bu tür kişilere karşı koymaları için Myron ve Win karakterlerine hayat vermiş. Kendi adaletini dağıtan bu adamlar, bu ifade sizi yanıltmasın, her zaman doğrunun yanındalar. Bu iki karaktere kanım çok ısındı. İçlerinden birisinin abim olmasını isterdim desem abes kaçmaz benim için. Bu iki karakterle ilgili son söyleyeceğim şey çok iyi birer dost olmaları ve her zaman birbirlerinin arkalarını kollamaları.

Myron ve Win, Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda müşterisi Duane Richwood’un maçını izlemektedirler. Duane Richwood genç yaşına rağmen teniste adını yıldızlar arasına yazdırmayı başarmıştır. Oynadığı maçı kazanıp tam başarılarına bir yenisi ekleyecekken kortun dışından silah sesleri işitilir. Maçı izleyen seyirciler ard arda ateşlenen silah seslerine anlam veremezler. Myron ve Win olayın mahiyetini anlayarak hemen korttan çıkmışlar yerde yüzüstü yatan kişinin etrafında toplanan kalabalığı aşarak cesedin yanında soluğu almışlardır. Myron sırtından vurulan cesedi çevirdiğinde Valerie Simpson’un solgun ve soğuk bedeniyle karşılamıştır. Valerie Simpson Myron’ın yeni müşterisi olmaya aday, geleceği parlak bir teniscidir. Maçtan önce Myron’ı üç kez aramış ama ulaşamamıştır. Myron, her zamanki iyiliksever adam, bu cinayet için kendini sorumlu hissetmiş ve işin peşine düşmüştür.

“Polisiye romanlarda dağınık ve şekilsiz durumdaki olguların belirli bir düzen ve uyum içerisinde bir araya getirilmesi bu teknikle gelişen bakışın ürünüdür. Polisiyelerde amaç “bilgiye ulaşma”dır. Kahraman zekâsını bilimin imkânlarıyla bir araya getirerek katilin peşine düşer. Bu sürecin edebi aktarımındaki üslup ise klasik romanlarda rastlanmayacak kadar gerçek ve tekniktir.” Harlan Coben de Myron ve Win karakterlerine bu doğrultuda hayat vermiştir. İnsan aklının alamayacağı aşırılıklara kaçmamış, basit ama etkili üslubuyla okurun beğenisine sunmuştur. Bunu yaparken sık sık komedi ve kendi kültüründen öğelere yer vermiştir. Komedi ve polisiye sanki birbirine çok zıt iki kavram gibi duruyor. Bir tarafta gülünç bir eylem, bir tarafta da üzücü ya da korkutucu olaylar; gerçekten de çok zıtlar birbirlerine. Ama Coben’in asıl başarısı bence bu iki kavramı bir arada kullanabilmesidir. Charlie Chaplin’in: “Hayat, uzak çekimde komedi, yakın planda trajedidir,” dediği gibi yazarımız da romanlarında trajik tarafın arka bahçesinde komediyi fazlasıyla yetiştiriyor.

Harlan Coben dostluğun sıcak ateşinde harmanlanan, hayatın her yönünü yansıtan, okuru sürükleyen olayların şaşırtıcı bir sonla bittiği romanlar yazıyor. Büyük Vuruş’ta da bunları sonuna kadar tattım ve keyifli vakit geçerdim. Sadece Myron Bolitar serisini değil Harlan Coben’in tüm kitaplarını okumuş ve çok beğenmiş; benim de başlamamı sağlayan ve bana bu kitabı hediye eden Damla Köseoğlu | Hermione ‘na çok çok teşekkür ediyorum. Ben de size de en az bir tane Harlan Coben kitabı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar