Nasıl dönüp geleyim bedenim dinç, gönlüm şen?
Dinlenmek nimeti hiç nasib olmaz ki bana?
Günün cefası, huzur sağlayamaz geceden:
Gün gecenin, gece günün kıyar canına.
Kanlı bıçaklı iki düşman değiller sanki.
El ele verip bana başlarlar işkenceye:
Biri hep işe koşar, hep sızlanır öteki
Çalışmak beni senden uzaklaştırdı diye.
Günü hoş tutmak için 'sevgilim parlak' derim,
'Aydınlatır gökleri bulutlar kararmışken.'
Yağız yüzlü geceyi över, diller dökerim:
'Yıldızlar kör olunca sevgilimdir nur döken.'
Ama gün, işte her gün çilemi uzatıyor;
Gece, işte her gece derdime dert katıyor.
Yorgun argın, alırım yatağımda soluğu:
Yatak, yol yorgununa en hoş dinlenme yeri,
Ama bu sefer başlar aklımın yolculuğu,
Kafam çırpınır gövdem bitirmişken işleri;
Depreşen duygularım gurbet elden o zaman
Sana varmak isteyip uğrunda hacca çıkar,
Baygınlaşan gözlerim açıldıkça durmadan
Sırf körlerin gördüğü karanlıklara bakar:
Hiç değilse ruhumda düş kuran bir göz var da
Görmeyen bakışıma senden hayal getirir,
Hayalin karanlıkta elmas gibi parlar da
Korkunç geceyi süsler, ona taze yüz verir.
Gündüz bedenim, gece aklım huzur bulamaz,
Gövdeyle baş senden de benden de kurtulamaz.