Mehmet Kaya

Mehmet Kaya
@Dr_Rorschach
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Eğer bu tarz suç psikolojisi ve kriminoloji konularına meraklıysanız, bu kitap gerçekten bir başyapıt. John Douglas bize FBI’ın Davranış Bilimleri Birimi'nin kurulma hikayesini anlatıyor. Kitap, piyasadaki diğer benzerleri gibi katilleri bölüm bölüm incelemek yerine, olayları direkt Douglas’ın kendi hayatı üzerinden aktarıyor. Üstelik kitapta bahsedilen mahkumların birçoğuyla bire bir görüştüğü için, anlatım acayip sürükleyici ve kendini diğer kitaplardan hemen ayırıyor. Evde, işte, yolda kısacası her yerde, bazı bölümlerdeki olayları merak edip internetten de araştırarak hızlıca okudum. Kitap gerçekten akıp gidiyor. Zaten Netflix’teki Mindhunter dizisi de direkt bu kitaptaki konuları işliyor, maalesef ikinci sezonda bitmişti. Çok güzel bir diziydi ve mükemmel bir cast oluşturmuşlardı, tadı damağımızda kaldı diyebilirim. Kitapta en ilgimi çeken olay ise Douglas’ın bir katilin kekeme olabileceğini nokta atışı tahmin edebilmesiydi. Adam sadece olay yerlerini inceleyip, analiz ederek katilin konuşma güçlüğü olabileceğini söylüyor. Yani bunun bir tık üstü medyumluk heralde :) Okumayanlar için spoiler vermek istemiyorum ama cidden inanılmaz bir detay. Hatta Criminal Minds (FBI’ın Davranış Analizi Biriminin her bölüm başka bir katili yakaladığı bir dizidir) dizisinin, 1. sezonun 2. bölümünde Douglas’ın "kekeme olabilir" diye bahsettiği patika katilinin hikayesi de ufak bir şekilde geçiyor. Türü sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir kitap.
Zihin AvcısıJohn Douglas · Diyojen Yayıncılık · 2019331 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı keyifle okuyordum ta ki 8. bölüme gelene kadar. Bu bölümde anlatılan William Herines vakasını okurken bi gariplik sezdim ve internette ufak bir araştırma yaptım. Geçenlerde de TLC Suç ve Araştırma kanalında "Rujlu Katil" belgeseline denk gelince kafamdaki taşlar iyice oturdu ve bu incelemeyi yazmak istedim. Bence Heirens büyük ihtimalle tamamen suçsuz. Çocukcağızı sodyum pentatol (doğruluk serumu dedikleri şey) vererek tam 6 gün boyunca avukatsız sorgulamışlar. Zaten çocuk elektrikli sandalyeden, yani idamdan kurtulmak için en son suçları kabul etmek zorunda kalmış. Olay yerindeki parmak izi mevzusu da baya şaibeli; inceleyen uzmanlar bile ilk defa olay yerinde bu kadar net ve pürüzsüz bir parmak izi gördüklerini söylemişler. Resmen polis gidip izi oraya kendi yerleştirmiş gibi duruyor. Dahası, Heirens'tan önce cinayeti herşeyiyle itiraf eden başka biri var ama polis adamı resmen görmezden gelmiş. Görgü tanıklarının olay yerinde gördüğü adamın eşkali de Heirens'a zerre benzemiyor. Tamamen o dönemki medyanın ve halkın baskısını azaltmak için, polis işin kolayına kaçıp tüm suçları bu çocuğun üstüne yıkmış. Zaten işlenen 3 cinayetin de yöntemi birbirinden tamamen farklı. Bir katilin aynı dönemde hem bıçaklayıp, hem vurup, hem de profesyonel cerrah gibi ceset parçalaması piskolojik olarak neredeyse imkansız. 3 cinayetin katilinin aynı kişi olma ihtimali bile bu kadar düşükken, Alan Bentham'ın kitabına alabileceği dünya kadar net seri katil varken, Heirens'ı %100 suçluymuş gibi buraya koyması kitabın kalitesine ve araştırmasına hiç yakışmamış. Büyük bir rasyonellik kusuru.
Eleştiri
Seri Katillerin İç DünyasıAlan Bentham · Olympia Yayınları · 2016565 okunma