Her şeyin nasıl sona ereceğini bilseydik, yine aynı kararları mı verirdik?
Yoksa farklı bir yoldan mı yürürdük?
Bizi bekleyen kaderden kaçmanın bir yolu var mıdır ki?
Yoksa içimizdeki bir güç, görünmez bir elmişçesine... ...bizi hep aynı sona mı çekip götürüyor?
Eninde sonunda hep kendimizle yüzleşeceksek... ...hangi yoldan gitmeyi seçtiğimizin bir önemi var mıdır?
Başlangıçda seviyorum derken, ilişkide onun çözülemez, erişelemez bir yanı olmadığından duygularında eksiklik hiss edersin. Sonra onu yeniden erişe bilmez hala getire bilmekçin o yapmıyor diye, sen bir şeyler yaparsın. Maksatlı değil sanki bilincaltı yapıyorsun bunları. Mesela senden nefret etmesini saglarsın ya da başka birşey. Ardından yeniden elde etmek icin enerjili bir çaba.... Kedi yakaladığı faresiyle oynar gibi. Bazen duygularımda mazoşist oldugumu düşünüyorum. Ya da her kes öyle.
Insanlar gerçekten hedefi değil, hedefe ulaşmak için yapacağı şeyleri seviyor. Ister sevgide, ister diğer şeylerde..
Eşsiz durumlar yaşadıkca
Şaşırmadan yaşamayı öğrendim.
Bu şey beni güçlendirdi.
Her zaman karşılık gözledim.
Almayınca, karşılıksız yaşamayı öğrendim.
Bu beni olgunlaştırdı.
Yaşana bilecek en kötü durumları bile hayal etmeyi öğrendim.
Bu da bana kayıtsız kalmayı öğretti. Umursamaz biri oldum.
Hayatta öğrendiyim ve hala öğrenecek çok şeyim var. Ama üzülerek söylüyorum, hayatla baş ede bilmek için kendi saflığımdan ve yaşamla ilgili bazı doğal hislerimden oluyorum.
Rovshan Mirza
Sabah 5 olmuş. Pencereyi açık bıraktım.
Güneş, işınlarıyla gözlerimin içində doğuyor sanki.Sessiz esen rüzgar tüm bedenimi okşuyor ve ferahlık hissinin en güzelini yaşıyorum adeta.
Güneş gibi hiss ediyorum kendimi. İşınları fikirlerim gibi geliyor. Onun gibi her gün yeniden doğup, uyuyarak onun gibi yeniden batıyorum. O görünmesini istemedikde, bulutlar arkasında saklanarken,bende derinleriklere inip kendimi herkesden saklıyorum.
Bazen benim gibi çevresini ısıtıp,bazense çok soyuk tuta biliyor.
Ben onun gibi yaşıyorum...
Dr_Rosh