"Tiirk Arcıpsız yaşayamaz, kim ki yaşar der, de- lidir..." satırlarına sarılır. Ve Türkü de bununla kandırır. Çünkü şeriatçı için önemli olan şey Türkün çıkarları değil İslamın çıkarlarıdır. Buna kanmış olarak Türk, İslama hizmet edeceğim diye Arabın,çıkarlarına çalıştığını fark etmez. Tarihi boyunca yaptığı şey, İslam çıkarlarını sağlayacağım diye Araba hizmet olmuştur.
Türkü küçük görme geleneği Arap atasözlerine kadar girmiştir; örnek olarak: "Bar- barlık Tiirkiin iliklerine kadar işlemiştir" sözünü, sayısız örnekten biri olarak burada belirtmek mümkündür.
Muhammed, İslamı Araplıkla ayniyet haline sokmuş ve Arabi sevmeyi ve saymayı İslamın adeta bir şartı yapmıştır. Yüzyıllar boyunca Türk yazar ve düşünürleri ve şeriatçısı Türkün beynini hep bu inançla yıkamışlardır.
Türk idaresi altında Arap, kendi öz kanından olanların vaktiyle kendisine çektirdiklerine benzer bir muamele görmemiştir; o kadar ki, Arap atasözleri arasında "Arabın adaletindense Türkün zulmü" şeklinde bir söz yer almıştır. Böylece Türkün zulmü Araba, vaktiyle bedevi Arabın Arap idarecilerinden çektikleri zulme nazaran,, çok daha insani görünmüştür
Firdevsi hem koyu bir milliyetçi ve hem de koyu bir Türk düşmanıdır. Türklerden söz ederken "en iğrenç bir ırk" deyimini kullanır. Siyavuş Tarihi ni yazarken Türk ile İranlıyı karşılaştırır ve bunları birbirlerine nazaran su ve ateş şeklinde görür ve örneğin ona Türk hakanını "piç" olarak tanımlatır. Acem kumandanlarının Türklere karşı giriştikleri hile ve desise siyasetini yüceltir ve aynı usullere başvurmaya kalkışan Türkleri hilekârlıkla, düzenbazlıkla ve korkaklıkla suçlandırır