D.

D.
@Dreadlara
Korku, Fantastik, Bilimkurgu ve Gerilim tutkunu ☻
6/10
·120 syf.··
2026 14. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:09
Benim için yarısı oldukça başarılı, yarısı ise beklentimin altında kalan öykülerden oluşan bir derleme oldu. Beğendiğim öyküler kitabı okumaya değer kılarken, beğenmediğim öyküler de derlemenin genel puanını aşağı çekti. Yine de Türkçe tuhaf kurgu örneklerini bir arada görmek ve farklı yazarların bu türe nasıl yaklaştığını gözlemlemek açısından ilgi çekici bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Türün sıkı takipçilerine tavsiye edebilirim, ancak bütün öykülerden aynı ölçüde keyif alamadım ne yazık ki.
İnceleme
Tuhaf, Çok TuhafKolektif · İthaki Yayınları · 202331 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:35
Başka Zamanın Hikâyeleri'ni okurken en çok hoşuma giden şey, hikâyelerin merak duygusunu sürekli canlı tutması oldu. Kitapta yer alan paranormal ve gizemli olaylar, okuyucuyu baştan sona kadar hikâyelerin içinde tutmayı başarıyor. Özellikle bazı bölümlerde oluşturulan karanlık atmosfer, gerilim hissini oldukça iyi yansıtıyor. Kitabın dili sade ve akıcı olduğu için okuması zorlayıcı değildi. Hikâyeler kısa olduğu için bir sonraki bölüme geçme isteği uyandırıyor. Korku ve gizem türünü sevenler için keyifli bir okuma deneyimi sunduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte, bazı hikâyelerde karakterlerin daha ayrıntılı işlenmesini isterdim. Karakterlerin geçmişleri ve duyguları hakkında daha fazla bilgi verilseydi, yaşadıkları olaylar bende daha güçlü bir etki bırakabilirdi. Ayrıca bazı korku unsurları bana tanıdık geldiği için yer yer daha farklı ve şaşırtıcı olaylar görmeyi bekledim. Fakat genel olarak yalın dili, sürükleyici anlatımı ve gizemli atmosferiyle beğendiğim bir kitap oldu. Özellikle paranormal olaylar ve korku hikâyeleri okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim bir eser. Kitap, okurken merak duygusunu canlı tutmayı başardığı için benim için keyifli bir okuma deneyimi sundu.
İnceleme
Başka Zamanın Hikâyeleriİlkay Alpgiray · Panama Yayıncılık · 202521 okunma
6/10
·160 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 12:38
Kitapta mutluluk neredeyse bir dayatma gibi ele alınıyor. Günümüzde herkesin mutlu görünmek zorunda olduğu fikrini sorgulamış yazar. Kişisel gelişim kitapları, sosyal medya, hatta gündelik konuşmalar bile hep daha iyi hissetmemiz gerektiğini söylüyor. Yazar ise buna karşı çıkıyor. Ona göre hüzün, eksik ya da düzeltilmesi gereken bir durum değil; aksine insan olmanın doğal bir parçası. Melankoli bir zayıflık olarak değil, bir derinlik olarak anlatılıyor. Wilson, yaratıcı insanların çoğunun melankoliyle bir şekilde bağlantılı olduğunu söylüyor. Bu düşünce yeni değil ama yazar bunu sade bir şekilde anlatmayı başarıyor. Okurken zorlanmıyorsunuz. Dil akıcı ve anlaşılır. Ama kitap her açıdan güçlü değil. Bazen yazar aynı fikri farklı örneklerle sürekli tekrar ediyor. Bu da bir süre sonra metni biraz ağırlaştırıyor ve sıkıcı hale getiriyor. Ayrıca mutluluğa karşı çıkarken, zaman zaman meseleyi fazla tek taraflı ele aldığını düşündüm. Çünkü mutluluk da en az hüzün kadar insani bir duygu. İkisini karşı karşıya koymak yerine, birlikte düşünmek daha dengeli olabilirdi bence. Yine de kitap, özellikle sürekli “iyi hissetme” baskısı altında olan insanlar için farklı bir bakış açısı sunuyor. Okurken insan kendi duygularını daha az yargılamaya başlıyor. Hüzünlü hissettiğiniz anların da bir anlamı olabileceğini hatırlatıyor insana. Kitap bittiğinde özellikle şu düşünce aklımda kaldı: her zaman iyi olmak zorunda değiliz. Bazen sadece olduğumuz gibi hissetmek yeterlidir.
İnceleme
Melankoliye ÖvgüEric G. Wilson · Doğan Kitap · 202553 okunma
2/10
·152 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 11:08
İlk bakışta güçlü bir iç ses anlatısı sunuyor gibi duruyor ama okudukça bu etki zayıflıyor. Metin çok dağınık ilerliyor. Olaydan çok duygu var ama bu duygular net değil. Bir öyle bir böyle. Çoğu yerde karakterin neyden bahsettiği anlaşılmıyor, kafa karıştırıyor bu durum. Okur olarak neye odaklanacağını şaşırdım sık sık. Anlatım biçimi başta farklı geliyor ama bir süre sonra yorucu olmaya başlıyor. Sürekli kesilen düşünceler, kopuk cümleler metni zorlaştırıyor. Bu yazım tarzı bilinç akışı gibi dursa da, her zaman derinlik kazandırmıyor. Bazen sadece karışık görünüyor. Ana karakterin yaşadığı sıkışmışlık anlatılmak istenmiş ama bu duygu tam geçmiyor. Sürekli tekrar eden öfke ve huzursuzluk bir noktadan sonra etkisini kaybediyor. Okur karaktere yaklaşıp onu anlamak yerine ondan uzaklaşıyor. Dil de çok akıcı sayılmaz. Kısa ve sert cümleler var ama bu her zaman güçlü bir etki yaratmıyor. Yer yer yapay duruyor. Duygular yoğun ama bu yoğunluk iyi işlenmediği için yüzeysel kalıyor. Kitap farklı bir şey deniyor ama bunu tam başaramıyor. Daha dengeli bir anlatım ve daha net bir yapı olsaydı çok daha etkili olabilirdi. Bence bu haliyle okuması zoldukça zor ve yorucu bir kitap.
İnceleme
Geber AşkımAriana Harwicz · Çınar Yayınları · 20191,067 okunma
8/10
·264 syf.··
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 10:56
Marina'yı bitirdiğimde içimde hem hüzünlü hem de tatlı bir his kaldı. Sanki kısa ama etkisi uzun sürecek bir yolculuktan dönmüş gibi hissettirdi. En çok hoşuma giden şeylerden biri, hikâyenin yavaş yavaş açılması oldu. Başta her şey sade ve sakin ilerlerken, bir noktadan sonra olayların derinleşmesi ve karanlık bir hâl alması gerçekten etkileyiciydi. Yazarın dili de tam bu noktada devreye giriyordu zaten. Çok süslü olmayan ama duyguyu doğrudan veren bir anlatımı vardı. Okurken yorulmadım, aksine daha çok içine çekildim hikâyenin. Karakterler de oldukça samimi ve içtendi. Özellikle Óscar ve Marina’nın ilişkisi beni derinden etkiledi. Aralarındaki bağ öyle abartılı ya da yapay değildi; aksine çok doğal, çok içtendi. Birbirlerine tutunma halleri, birlikte hareket etmeleri ve her ne olursa olsun birbirlerini bırakmamaları hikâyeye bambaşka bir anlam katıyor. Óscar’ın, her şeye rağmen Marina’dan vazgeçmemesi bence kitabın en güçlü yönlerinden biriydi. Bu durum sadece bir bağlılık değil, aynı zamanda gerçek bir vefa örneği gibi hissettirdi. Hikâyede karanlık ve gizemli unsurlar olsa da benim için asıl önemli olan bu duygusal derinlikti. Çünkü olaylar ne kadar karmaşıklaşırsa karmaşıklaşsın, karakterlerin birbirine olan sadakati hep merkezde kaldı. Bu da kitabı sadece merak uyandıran bir hikâye olmaktan çıkarıp, daha anlamlı bir yere taşıdı benim için. Marina’nın gizemli ve kırılgan hali, Óscar’ın meraklı ve biraz da çekingen yapısı çok iyi yansıtılmıştı. Onların dostluğu ve birlikte geçirdikleri zamanlar bana çok samimi geldi. Özellikle bazı sahnelerde, sanki ben de onların yanındaymışım gibi hissettim. Bu da kitabı benim için daha özel kıldı. Hikâyenin gotik ve yer yer ürpertici havası da ayrı bir hoştu. Ama bu korku unsurları abartılı değildi; daha çok merak duygusunu
İnceleme
MarinaCarlos Ruiz Zafon · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024239 okunma