Kitapta, tıp tarihi üzerinden kadınların sağlık alanındaki rolleri inceleniyor. Özellikle Orta Çağ’dan 20. yüzyıla kadar geçen süreçte, kadınların şifacı olarak nasıl dışlandığı, bastırıldığı ve sistemli bir şekilde etkisizleştirildiği anlatılıyor. Kitap, "cadı avları" döneminden başlıyor. O dönem halk arasında bilgi sahibi olan kadınlar (özellikle ebeler, otacı kadınlar ve şifacılar) tehlikeli ve tehdit edici olarak görülmüş. Çünkü hem kadınlardı hem de yoksul halkın başvurduğu alternatif bir güçtüler. Erkek egemen tıp otoriteleri, bu kadınları cadılıkla suçlayarak etkisiz hale getirmiş. Kitap bu süreci tarihsel belgelerle ve sade bir dille anlatıyor. Yazarlar ayrıca modern tıbbın gelişmesiyle birlikte kadınların sağlık alanından nasıl dışlandığını da ele alıyor. Bilgiye ulaşımın kısıtlanması, tıp eğitiminin sadece erkeklere açılması gibi konular üzerinde duruluyor. Tıp artık “bilim” adı altında erkeklerin tekeline girerken, kadınların sağlıkla olan bağları değersizleştirilmiş. Yazarlar feminist bir bakış açısıyla yazmış olsalar da, kitap aşırı duygusal ya da taraflı değil. Verilerle desteklenen, tarihsel süreci açıklayan bir anlatımı var. Kısa ama çarpıcı bir metin. Okuması kolay ve düşündürücü. Genel olarak, kadınların tarih boyunca sağlık alanındaki rollerini anlamak isteyen herkes için temel bir kaynak niteliğinde. Özellikle tıbbın toplumsal yönünü ve cinsiyet temelli eşitsizlikleri görmek açısından faydalı buldum.