D.

D.
@Dreadlara
Korku, Fantastik, Bilimkurgu ve Gerilim tutkunu ☻
9/10
·112 syf.··
2025 371. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 00:13
Kitapta, tıp tarihi üzerinden kadınların sağlık alanındaki rolleri inceleniyor. Özellikle Orta Çağ’dan 20. yüzyıla kadar geçen süreçte, kadınların şifacı olarak nasıl dışlandığı, bastırıldığı ve sistemli bir şekilde etkisizleştirildiği anlatılıyor. Kitap, "cadı avları" döneminden başlıyor. O dönem halk arasında bilgi sahibi olan kadınlar (özellikle ebeler, otacı kadınlar ve şifacılar) tehlikeli ve tehdit edici olarak görülmüş. Çünkü hem kadınlardı hem de yoksul halkın başvurduğu alternatif bir güçtüler. Erkek egemen tıp otoriteleri, bu kadınları cadılıkla suçlayarak etkisiz hale getirmiş. Kitap bu süreci tarihsel belgelerle ve sade bir dille anlatıyor. Yazarlar ayrıca modern tıbbın gelişmesiyle birlikte kadınların sağlık alanından nasıl dışlandığını da ele alıyor. Bilgiye ulaşımın kısıtlanması, tıp eğitiminin sadece erkeklere açılması gibi konular üzerinde duruluyor. Tıp artık “bilim” adı altında erkeklerin tekeline girerken, kadınların sağlıkla olan bağları değersizleştirilmiş. Yazarlar feminist bir bakış açısıyla yazmış olsalar da, kitap aşırı duygusal ya da taraflı değil. Verilerle desteklenen, tarihsel süreci açıklayan bir anlatımı var. Kısa ama çarpıcı bir metin. Okuması kolay ve düşündürücü. Genel olarak, kadınların tarih boyunca sağlık alanındaki rollerini anlamak isteyen herkes için temel bir kaynak niteliğinde. Özellikle tıbbın toplumsal yönünü ve cinsiyet temelli eşitsizlikleri görmek açısından faydalı buldum.
İnceleme
Cadılar, Ebeler ve HemşirelerBarbara Ehrenreich · Pinhan Yayıncılık · 2023602 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

D.

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.··
19 günde okudu
·
2025 371. kitabı
Barbara Ehrenreich
8.3/10 · 602 okunma

D.

, bir kitabı yarım bıraktı
Defne Çizakça
7.6/10 · 70 okunma
7/10
·176 syf.··
2025 370. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 22:36
Ne tam bir korku romanı, ne de alışıldık bir aşk hikâyesi. Daha çok insanın iç dünyasına, korkularına ve arzularına dokunan karanlık bir masal gibiydi. Okurken sürekli bir şey olacakmış gibi bir gerilim vardı ama her şey sessizce, yavaş yavaş gelişiyor. Tam anlamıyla atmosfer kitabı. Yazarın dili oldukça yoğun, ama aynı zamanda etkileyici. Karakterler de başta sıradan gibi görünse de zamanla çok ilginç bir hâl alıyor. Özellikle konağın atmosferi… Anlatması zor ama insanın içine işliyor. Yer yer biraz ağır aksa da merak ettiriyor. Okurken "Bu nereye varacak acaba?" diye düşündüm ama kitabın gücü zaten tam olarak orada, ne olacağını kestiremiyorsun. Sonuna kadar seni bir belirsizlikte tutuyor. Bana göre, sıradan bir korku ya da gizem romanı bekleyenleri şaşırtabilir.
İnceleme
Matmazel ChristinaMircea Eliade · Metis Kitap · 202491 okunma