Kırışıklıklara gelince…Ne olmuş yani? Bu bunalım, kırışıklıklarla ilgili değildi.Marcella,Luz ya da Maria ile ilgili de değildi. Hiçbir kırışıklık benim ışıltımı çalamazdı. Aynada kendime bakacaktım,yüzümdeki çizgilere değil.Karşımdaki kadına bakacaktım ve kim olduğumu hatırlayacaktım.Hayranlık duyduğum diğer kişilerin yanındayken de kendime duyduğum sevgiyi koruyacaktım.
Sanki bundan yüzlerce yıl evvel,insanlık türünün bir sonraki an neler olacağını merak eden üyeleri insanlığın evriminde ön plana çıkmıştı. Bu üyeler, deneyimlerinin tadına varmayı başaramamıştı fakat hayatta kalanlar onlar olmuştu,torunlarının karakterine de bu yönde şekil vermişlerdi. Öte yandan,içinde durdukları âna ve yere odaklanmayı başarabilen diğer üyeler tarihin dehlizlerinde kaybolup gitmişlerdi.
David başkalarının duygu ve düşüncelerini göz ardı ediyordu ve bunun yanı sıra onlardan daha iyi olması gerektiğine inanıyordu. Bu tarz bir narsisizm,ötekilerden üstün ve özel olma ihtiyacı etrafına inşa edilmiş bir benlik algısıdır. Kişinin gözünde herkes hiyerarşik düzende yerini alır.Zihninizde durmaksızın yaptığınız karşılaştırmalarda,diğerleri ya sizden aşağıda ya da sizden yukarıdadır.