Bunca zaman sadece benim için savaşmış. Bunca zaman sadece ben hayatta kalayım diye savaşmış. Bunca zaman en çok fedakarlığı o yapmış. En çok bedeli o ödemiş. En çok o nefret edilmiş. En yalnız kalan o olmuş. En çok da yine gece yarısı lordu karanlığa hapsolmuş.
Parmaklarımı uzatıp çenesinin çizgisine dokundum. "Nasıl dayandın onca zaman?" diye soludum. Bir saniyeliğine gözlerini aşağıya doğru çevirdi. Dudağının kenarı kıvrıldı.
"Kim gökyüzünde bir yıldıza bakmaktan sıkılır ki?" Sesinde ilham verici bir melodi vardı. "Yüzyıllardır herkes gökyüzünü karış karış tarıyor, orada hayat arıyor, yıldızlara bakıyor ve hiç kimse bundan vazgeçmiyor. Ben de vazgeçmedim. Bir gün gökyüzündeki o yıldızı kollarımın arasına çekeceğim ihtimaline tutundum."
"Bana kendimi çok kıymetli bir şeymişim gibi hissettiriyorsun."
"Hey," diye fisıldadı. "Beni korkutuyorsun." Gülmeye çalı ama beceriksiz çabası boşa gitti.
"Sadece emin olmalıydım." dedim kollarımı daha sıkarak, "Yanımda olduğundan emin olmalıydım. Gittiğini sandım."
Çözdüm....
Kehaneti çözdüm.
"Beni senden ayırmaya çalışan kader değildi, tanrıçalar öyle olmasını istedi"
"Ne cüretle?" Yakasına yapıştım. Sihrin tek başına verdiği zarar öfkemi dindirmeye yetmiyordu. "Ne cüretle hala karşımda konuşabiliyorsun ?" Gözlerimden sinirle, kederle yaşlar akmaya başladı. "Onun babasıydın," diye fısıldadım. "Onun babasıydın. Böyle bir acıyı nasıl yaşatırsın."
"Nova 'yı kurtardım ama yakalandım. Benin Gela'yı istedi. Nova'nın yerini öğrenmek istedi."
"Anka'yı yakaladı," diye tamamladı Sina cümlesini.
"Bunu yapmadı." dedi Arın başını iki yana sallayarak "O kadar ireli gitmedi." Neyden bahsettiğini anlamıyordum ama Sina ve Daren aynı anda sustu.
"Bir şey söyleyin!"
Sessizlik devam etti.
Arın Daren'e doğru ilerledi.
"Göster!" dedi.
"Bırak Arın." diye bağırdı. "Olan oldu' Korunması gerekenler korundu!"
"Göster"
Daren bıkkın bir nefes verip gömleğini isteksiz bir şekilde üzerinden çıkardı. Başını aşağıya doğru eğdi, omuzları düştü. Ağır ağır görebileceği şekilde ona sırtını döndü. Arın ona bakarken o okyanusun altında kaldığımızı biliyordum. Gözümün önünden birçok kare gelip geçti. Daren'in yaralarla dolu sırtını görmüştüm, annesinin yaptığı işkencelerden bahsetmişti ama babasının yaptıklarına sıra gelmemişti. Kalbimin ortadan ikiye kesildiğini hissettim.