İlknur

İlknur
@Dropsofjupiter
Hatırladım. Denizini arayan incecik nehir misali, ona doğru akmaktan alamadım kendimi. Karşı konulamaz bir fizik kanununun eseriydi yan yana gelişimiz. Su donar, ateş yanar, ben de ona akardım. Kuş olsaydım uçardım, balık olsaydım yüzerdim, salyangoz olsaydım kumda minik izler bırakarak usul usul ilerlerdim. Lakin kalbi çarpan sersem bir insancıktan fazlası değildim ve tabiat kanunlarının bana verdiği yetkiye dayanarak ona koşmakla yetindim.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yan yana; iç içe geçmeye hazırlanan Lego parçaları kadar yakın, birbirimize değmeyecek kadar uzaktaydık.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Şu kısacık dünya konukluğuna, kendi varlığına ve hatta cehenneminin şöminesine odun atmakla mükellef başkalarına koca koca manalar yüklemenin ne alemi vardı? Ama işte aşık olunca, o zaman her şeyi haddinden fazla önemsemeye başlıyordu insan.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Bilmezden gelmenin kadim bir ayakta kalma yöntemi olduğunu söylemiştim, değil mi?
Sayfa 71·Kitabı okudu
Bankacılık, annesinden tuvaletten çıkanların ellerini yıkamadan para saydıklarını, bu yüzden bütün paraların boklu olduğunu, temas eder etmez musluğa koşmak gerektiğini dinleyerek büyümüş biri için biçilmiş kaftan sayılmaz.
Sayfa 70·Kitabı okudu