Otuzuncu yaşını kutlamak, aklında bile yokken bir anda karşında: Her zamanki ihtişamıyla kelimeler bir Shakira şarkısı söylemeye yarar, biri sana gününün nasıl geçtiğini anlatsın diye oradalar. Kelimeler duymak, şarkı söylemek ve anlatmak için var. Dinlemek, beni onlarla ve her şeyle birleştiren bağ. Anlatmak, bizi birleştiren o bağ.
Sonuçta ses başkası duysun diye yok mu? Ve aramızdaki bağı oluşturan hikayeler değil mi? Diğerinin göremediği şeyi anlatmaya çalışmak sevgi dolu bir eylem değil mi?
Sessizlik ve uzaklık bizi sevdiğimiz kişiye yakınlaştırır mı, yoksa ondan uzaklaştırır mı?
Markette uzaktan Pessoa’yı gördüm. Aklıma şu cümlesi geldi: “Değerli olan aşk değil, dolaylarıdır.” Beklemek aşkın dış kenarları, belki de bu yüzden değiyor.
“Aşk ideal olanın gerçeğe dönüşmesini sağlar.” Aşk ideal olanın gerçeğe dönüşmesini sağlamaz, tam tersine, gerçeklik bizi ideallere sürükler. Ne zıtlık var ne de karşıtlık.