“Bir toplum, bir millet; erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!”
Mustafa Kemal Atatürk
"Elimde olsa bu dünyayı küçümserdim,
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim,
Daha doğrusu bu aşağılık yere,
Ne gelirdim
Ne yaşardım
Ne ölürdüm."
Ömer Hayyam
...Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun.
Adnan Yücel
Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti
Mayıs. Seni bir şiire düşündükçe kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, belki de
ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı,
değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? “Eylül’de aynı yerde ve
aynı insan olmamı isteyen” notunu buldum kapımda. Altına saat: 16.00
diye yazmıştın, ve saat 16.04’tü onu bulduğumda.
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran
Zaman’ı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını
Murathan Mungan
“Öyle bir yerdeyim ki;
Ne gitmesi mümkün,
Ne kalması mümkün olan,
Öylece bir yerdeyim işte…
Vazgeçmekle direnmek arasında,
Akla karanın tam ortasındayım…
Kaybetmenin arifesinde,
Yeni bir hayatın eşiğindeyim…
Kalsam canım yanacak,
Gitsem hayatım…”
Mevlana Celaleddin-i Rumi