Damızlık Kızın Öyküsü distopik bir roman olup feminist edebiyatın önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Margaret Atwood tarafından kaleme alınan bu eser, teokratik ve totaliter bir rejimle yönetilen hayali Gilead Cumhuriyeti'nde geçmektedir.
Roman, kadın haklarını tamamen yok sayan, erkek egemen bir toplumu konu alır. Kadınlar, toplumsal rollerine göre sınıflandırılmakta ve kendi kimliklerini kaybetmektedirler. Onlara verilen isimler bile bireyselliklerini yok sayan ve aşağılayıcı niteliktedir. Kadınlar; Gayri Kadınlar, Ekonokadınlar, Martalar, Damızlık Kızlar, Teyzeler ve Eşler olarak sınıflandırılmış, her biri belirli görevler ve kıyafet kurallarına tabi tutulmuştur.
- Gayri Kadınlar: Değersiz görülüp Kolonilerde zehirli atıklar temizlemek veya ceset yakmak gibi ölümcül işlere zorlanırlar.
- Ekonokadınlar: Fakir erkeklerin eşleri olup her işi yapmak zorundadırlar.
- Martalar: Eşlere hizmet eden kadınlardır.
- Damızlık Kızlar: Üst tabakadaki aileler için çocuk doğurmaktan sorumludurlar ve kırmızı elbiseler giyerek toplumda fark edilmeleri sağlanır.
- Eşler: Üst sınıfa mensup erkeklerle evlidirler ve ev içinde söz sahibidirler.
Gilead'da erkekler de hiyerarşik bir yapıya sahiptir. Komutanlar, Şeref Muhafızları, İnanç Muhafızları, Melekler ve Gözler olarak ayrılırlar. Ancak kadınlardan farklı olarak onları sınırlandıran kurallar daha esnektir. "Kısır erkek" kavramının bile yasak olması, tüm suçun kadınlara yüklenmesini göstermektedir.
Romanın başkarakteri Fredinki, hizmet ettiği Komutan Fred'in adıyla anılmaktadır. Ancak anlatılanlardan asıl adının June olduğu tahmin edilmektedir. Olaylar onun ağzından anlatılmakta ve sık sık zamanda geri dönüşlerle eski hayatına dair anılar aktarılmaktadır. Eskiden Luke ile evli olan ve