DERYA

Bir deve de Bağdat'ı lokma lokma yutan Bir hörgücünde Şam bir hörgücünde kızıl bir akşam Kudüs'ü Mekke'ye taşıyacak bir deve bulsam Dicle'de suvarsam onu Fırat'ta yıkasam Kızılırmak toprağından kına sürsem saçlarına Sakarya'yı zincir gibi şıkırdatsam Bardak bardak sunsam Porsuk'u kevser gibi Refref gibi uçuracak zemzem sunsam
Sayfa 15
Reklam
Kadehleri içip şarabı kırıyorsun Doğuştan askersin savaşı kınıyorsun Bir karınca kadar sabrın yok velilik taslıyorsun Duvar mısın sur musun Köprü müsün han mısın yıkılıyorsun Rolleri biziz ama aktörlüğü sen yapıyorsun Biz eser verdik sen tulât yapıyorsun
Sayfa 12
Bir atın savaşa akışında mı olur böyle bir eğri Yoksa bir mimarın boğulurken gördüğü son kent çizgisi mi Bir kundak kıvrımı mı Belki de gözün ileriye fırlattığı Yakınlaştırılmış geometrik bir anı Soyut bir yahudi tapınağı
Sayfa 8
Ben derim ki: "Bir insan, misafir olduğu evde, ev sahibini sıkıntıya sokacak, onu rahatsız edecek kadar fazla kalırsa, o artık tufeylî sayılır."
Şule Yayınları