Yaşam, o adamın dediği gibi, alavere dalavere üzerine kurulmuşsa, bir düzeni yoksa, insanlar, belli ölçüler, belli değerler içinde yaşayarak, yaşamı güzelleştiren anlamlar üretmiyor da, hayvana en yakın bir yerde, yiyip içip, yatıp kalkıp duyarsız, duygusuz bir rastgelelikle bir tek canlarını, bir tek kendilerini düşünerek yaşıyorlarsa, artık her çirkinlik beklenebilir onlardan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kıssalar hayatın içerisinde bize yol gösteren haritalardır. Bizden önce bu yollardan geçen ve ayağı kaymadan menzile ulaşanların örneklikleridir. Bu nedenle kıssalar başkalarına peygamberler tarihini anlatmaktan çok kendimize ilkelerimize göre yaşamamız gerektiğini hatırlatmak içindir.
Aslında Kur'an'ın diline aşina olanlar orada verilen farazî örneklerle kıssalar arasındaki farkı açıkça görür. İslam Ansiklopedisi'nde "kıssa" maddesine baktığımızda bunu net bir şekilde görürüz: "Sözlükte 'bir kimsenin izini sürmek, ardınca gitmek; bir kimseye bir haber veya sözü bildirmek gibi manalara gelen kıssa kelimesi, bir kimse yahut bir şeye ait hadiselerin adım adım, nokta nokta takip edilerek anlatılması/hikâye edilmesi ve bu niteliği taşıyan hikâyeyi ifade eder. Kelimenin bu etimolojik anlamı, kıssa türü hikâyede olayın adım adım izlenecek nitelikte önemli ve ilginç olmasıyla doğru ve gerçekçi olması niteliklerini ön plana çıkarır. Kıssanın hikâyeden farkı da bu nitelikleridir.