Nezihe Meriç

Korsan Çıkmazı yazarı
Yazar
7.6/10
365 Kişi
2.097
Okunma
213
Beğeni
21,8bin
Görüntülenme

Hakkında

Nezihe Meriç, Türk yazardı. Türk edebiyatının önemli kadın öykücülerinden birisidir. 1970'li yıllardaki siyasî savrulmaları öyküleştirmiş, kadın ve çocuk sorunlarına eğilmiş bir yazardır. 1925'te Gemlik'te dünyaya geldi. Çocukluğu Anadolu'nun değişik kentlernide geçti. Orta öğrenimini 1943'te Eskişehir Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde okudu. Mezun olmadan, 1945'te öğrenimini yarıda bıraktı. Öğrenimi sırasında Verda Ün'den piyano dersleri almış olan Meriç, onbir sene boyunca (1945-1956) Heybeliada İlkokulu'nda müzik öğretmenliği görevinde bulundu. 1956 yılında yazar Salim Şengil ile evlendi. 1952 - 1972 yılları arasında Şengil'in çıkardığı Dost dergisi ve Dost Yayınları'nı yönetti. bu evlilikten Aslı adında bir kızı oldu. Nezihe Meriç'in ilk yazısı olan Ümit İstanbul Dergisi'nde 15 Şubat 1945'te N. Ufuk imzasıyla, ilk öyküsü Bir Şey ise Seçilmiş Hikayeler Dergisi'nde yayımlandı. Korsan Çıkmazı ile 1962 Türk Dil Kurumu, Bir Kara Derin Kuyu ile 1990 Sait Faik Armağanı, Yandırma ile 1998 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü, 2007'de ise Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kanser tedavisi görmekte olan Meriç, 18 Ağustos 2009'da İstanbul, Etiler'deki evinde hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Ünvan:
Türk Yazar
Doğum:
Gemlik/Bursa, Türkiye, 28 Şubat 1924
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 18 Ağustos 2009

Okurlar

213 okur beğendi.
2.097 okur okudu.
43 okur okuyor.
1.117 okur okuyacak.
51 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 69.5
Erkek% 30.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Beni hep şaşırttı. Ama hiç aldatmadı. Ben onu tam anladığımı söyleyemem; bunca yıllık beraberliğimize, sevgimize karşın. O daima kapalı, gizemli biri oldu benim için. Belki bu yüzden hep aşkım olarak kaldı. Ortalarda görünmeyen güneş yükseliyor olmalı. Suya ışığı düştü sanki; dipten aydınlanıyormuşçasına. Kendini hiç açmadı. Ben sezmeye, ona sızmaya çalıştım hep. Onunki saklanmak değildi. Doğuştan böyleydi. Beni seviyor/muy/du? En uzun, en sevgili öpüşmelerimizde, can cana seviştiğimiz, yürek yürek üstünde bir ben olduğumuz zamanlarda bile bunu anlayamadım. Bir vapur geçiyor. Burnunda beyaz bir köpük. Ardında koyu mavi bir çizgi. Süzülmek sözcüğünün tam karşılığı: Süzülüyor. Hiç değişmez Boğaziçi'nde bu. Hep böyle olur. "Ah sabah oluverdi" diye sevinilemez. Çünkü büyü bozulmuştur. Başlayan herhangi bir gündür. O benim için hep kapalı, gizemli bir adam oldu. Büyüsü hiç bozulmayan. Çekip gidişi bile. Artık geçmişi, denizin karşısına oturup, uzun uzun düşünerek bir kez daha... Bu şimdiyi kurmak, geleceği kurtarmak mı oluyor? Tam bilemiyorum.
Çocukların yarını bozulmamalı. Çocuklar yuvada, yaşamın iyi, güzel, mutlulukla dolu olduğuna inanmalı.Çocuklar yaşamı sevmeli; çocuklar hıyaneti tanımamalı; çocuklar yaşama sağlam, güvenli, inançlı olarak başlamalı.
Sayfa 133 - Yapı Kredi Yayınları
Edebiyat
Reklam
Reklam