Düşüncelerimin âhengine vücûdumu teslim ederek dünya yüzünde tek başıma gezercesine, yelkenlerini rüzgâra karşı germiş bir tekne gibi, süzülüp gitmek doyamadığım bir zevkti. "Öyle sermestim ki idrak etmezem dünya nedir?" havası içinde yaşıyordum.
O zaman Almanya'da pek çok Türk çocukları vardı. Kimi serserilik etti, kimi şöyle böyle, kimi parlak muvaffakiyetle okudu. Fakat içlerinde kaç tânesi kendi milli varlığıyla bu haşmetli garp âleminin haklı ve muväzeneli bir terkibini bulmak için savaştı bilmem.