Düşüncelerimin âhengine vücûdumu teslim ederek dünya yüzünde tek başıma gezercesine, yelkenlerini rüzgâra karşı germiş bir tekne gibi, süzülüp gitmek doyamadığım bir zevkti. "Öyle sermestim ki idrak etmezem dünya nedir?" havası içinde yaşıyordum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O zaman Almanya'da pek çok Türk çocukları vardı. Kimi serserilik etti, kimi şöyle böyle, kimi parlak muvaffakiyetle okudu. Fakat içlerinde kaç tânesi kendi milli varlığıyla bu haşmetli garp âleminin haklı ve muväzeneli bir terkibini bulmak için savaştı bilmem.
Gün gelir, benim de dağa taşa sığdıramadığım mihnetim biter ya ölürüm yahut dirim kuşu gibi yanıp kül olduktan sonra kalkınır, tâze enginlere kanat açarım.
O, maksûdunun peşi sıra yollara düşmüş bir ezel hasretlisidir. Bir kaybı var bulunacak, bir derdi var onulacak. O da işte, kaybını, dağda arıyor taşta arıyor, yerde arıyor gökte arıyor, varda arıyor yokta arıyor...