Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan
Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yol ağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bir adam
Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş
Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
At nalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hâlâ kulaklarımda
Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın.
|Ahmet Erhan
Günaydın. Herkes kaçmak istiyor. Başka yerlerde başka dünyalar kurma hayalleri süslüyor günlerimizi. Kızamıyor da insan insana, artık hak veriyor. Bu çağ bizi mahvediyor. Ahmet Erhan, "Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi ayrık otları, dikenler bürümüş." diyor. Sahi, bize bu bahçede yer kalmıyor mu sevgili okur? Var olun.