Penceremi sana ayarlamıştım
Sözüm senden alıyordu büyüsünü
Günü sana bölmüş geceyi seninle çarpmış
Seninle büyütmüştüm ömrümü
İyiliğim de sendin kötülüğüm de.
Ben çok yoksul kalacağım, çok..!
Arapçada sadece tek bir tekil ve tek birçoğul yoktur, bir de ikil [müsenna] vardır, bu ikiliklerle ilgili kendine özgü bir dilbilgisel biçimdir, iki kişi veya iki nesne söz konusu olduğu veya iki kişiye hitap edildiği zaman kullanılır. Yani iki gözden, iki arka daştan veya iki parça kurabiyeden söz ederken, Arapçada ikil kullanılır. Bazı kelimeler çoğunlukla ikil kullanılır, özellikle de ikili uzuvlar - arkadaşlar ve kurabiyeler tabii nispeten nadiren. "Yabancı" kelimesinin ikil olarak kullanılmasının gerektiği bir bağlamı tasavvur etmek ise zordur.
Kahire'de bir muhaddis ve tarihçinin oğlu olarak doğan lbn Nubate, 716/1316'daki edebi çıkışının sahnesi olarak ise Şam'ı seçti, çünkü dönemin entelektüel seçkinlerinin büyük kısmı Memluk imparatorluğunun Suriye kesiminde bulunu yordu.
Şiir, bütün üst ve alt yönetim seçkinle ri için temsilin merkezi aracı, entelektüeller için de politik konularda tavır almanın en önemli aracı haline geldi.
lslam'ın erken dönemindeki inanç tartışmaları, genç İslami cemaatin yönetimine ilişkin politik anlaşmazlıklar la iç içe geçiyordu. Bu iktidar mücadelesi Müslümanların Sün niler, Şiiler ve Hariciler olarak bölünmesine yol açmakla kal madı, kader ve özgür irade üzerine, günahkarın konumu üze rine ve daha bir dizi konu üzerine münakaşaları da beraberin de getirdi. Farklı tarafların bu tartışmalarda aldıkları konum lar, ilm el-kelam yani "spekülatif ilahiyat" eserlerinde ifadesini buldu. Bu sebepten, o eserlerde cemaatin yönetimi konusu da ele alınır. Günümüze dek iman öğretisi hakkındaki bütün el kitaplarında el-Imama, "imamet", veya cemaatin yönetimi üzeri ne bir bölüm bulunur.