Penceremi sana ayarlamıştım
Sözüm senden alıyordu büyüsünü
Günü sana bölmüş geceyi seninle çarpmış
Seninle büyütmüştüm ömrümü
İyiliğim de sendin kötülüğüm de.
Ben çok yoksul kalacağım, çok..!
Bauman'a göre "yabancı, şifasız bir hastalıkla, çoklu uyum suzlukla malul bir kişidir. Yabancı, bu sebepten modernliğin ölümcül zehiridir. "Modernliğin "belirsiz olana karşı yürüttü ğü mücadelenin" biçimlerini ve etkilerini Bauman ayrıntısıyla ele alır.
Bauman'ın en önemli temsilcisi olarak gördüğü o "belirlenemeyenler", "çelişkinin düzenleyici gü cünü ve keza çelişkinin anlatıcısının düzenleyici gücünü so na erdirirler. (. .. ) Belirlenemeyenler, ayrımlar arasında en ha yati önem taşıyanların yapaylığını, kırılganlığını, riyakarlığını gaddarca ortaya dökerler. Dış'ı içe taşır, kaostan şüphe ederek düzenin teselli ediciliğini zehirlerler. Yabancıların yaptığı, iş te tam budur."
"Yabancı, belirlenemeyenler aile sinin bir üyesidir (belki en mühim, arketipik üyesi)."Fakat tam da bu nedenle yabancı, "düşmanların verdiğinden daha da fazla korku veren" bir tehdit teşkil eder, çünkü dost-düş man çelişkisinin sorgulanmasına yol açar. "Bu çelişki tüm top lumsal hayatın ve teyelleyip bir arada tuttuğu bütün farkların üzerine oturduğu temeli oluşturduğundan, yabancı bizzat top
lumsal hayatı sarsar."
yabancı olmak klasik Arap medeniyetinin mensuplarının algısında kökenle, soyla, ırkla veya dille ilgili bir özellik değil, kendisini yabancı hisseden bireyin duygusal yoksun luğudur.