Örneğin, psikiyatrist neden konuşur hastayla; ona bir şey öğretmek için mi? Hayır. Çünkü bütün cevaplar, sorunlara bütün çözümler hastanın içinde; bütün iyi psikiyatristler bilir bunu. Psikiyatri seansları hasta kendi kendisiyle konuşsun diyedir hep. Psikiyatrist, kişinin kendi içinde zaten var olan bir şeyi görmesine yardımcı olabilir ancak. Çünkü hiç kimseye kendisinin görmediği bir şeyi gösteremezsiniz. Göstermeye çalışmak boşunadır. O kişinin kendi kendine görmesinde rol oynayabilirsiniz ancak.
Kendimizi çok iyi, güvende hissediyorsak eğer, nereye ne kadar sert çarparsak çarpalım sapasağlam çıkar bedenimiz bu tecrübeden. Fakat ruhumuz bize kendisini duyurabilmek için bedenimizi kullanıyor aracı olarak. Ruhumuzla iletişimimizi kestiğimizde başlıyor hepsi. Ruhumuzla bedenimizi birbirinden ayırdığımızda. Acımız bedenimizde bir noktada birikip safra kesemizde bir taş oluyor, aside dönüşüp midemize saldırıyor, sivilceler, siğiller, yuvarlak kırmızı lekeler halinde cildimizde beliriyor bir gün. Her biri, bize bir şey söylemeye çalışıyor kendince. Yuvarlak kırmızı lekeler, biz görmediğimiz şeyleri görelim, başkaları bizde görmedikleri şeyleri görsünler diye çıkıyorlar ortaya. Görünce, geçecekler. Ama biz onları yuvarlak kırmızı lekeler sanmaya devam ettiğimiz için geçmiyor, başka şeylere dönüşüp yeniden, yeniden çıkıyorlar.