Sümeyye

Sümeyye
@DunyaRaskolnikov
İnsanlar kötüydü, kitaplara sığındım...
Bu grup zihniyeti, dini alanda ümmetin içinde fazlasıyla yer etti. Birbirimiz hakkında çok fazla zehirli söylemler duyduk. Öyle bir noktaya geldik ki, bir mescide girdiğimizde, ilk iş olarak hızlıca insanlara göz gezdiriyoruz ve adeta, "Bu kişi bizim cemaatten mi yoksa cehennemde yanacak olan 72 gruptan biri mi?" diye düşünüyoruz. Bunu da kıyafetinden, sakalının uzunluğundan, tekbir alma şekline kadar gözden geçirdiğimiz hareketlerinden anlamaya çalışıyoruz. "Bu kişi cehennemlik... Namazı bile sayılmıyor!" "Bu zavallı adamın yardıma ihtiyacı var..." gibi yargılayıcı tavırlar içimize işlemiş ve bilinçaltımıza kadar sızmış durumda. Korkunç bir durum bu.
Reklam

Sümeyye

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
2026 12. kitabı
H. G. Wells
7.5/10 · 10,6bin okunma
Kalp öfkenin, korkunun, şüphenin, anksiyetenin ve kıskançlığın merkezidir. Kur'an'a göre tüm bu duygular ve ruhani sıkıntılar kalple ilgilidir. Ancak derin düşünmek, ölçüp biçmek, kanıt toplamak ve hakikati aramak ise aklın işidir. Fakat Kur'an'ın anlatımına göre, insanın sürücü koltuğunda akıl değil, kalp oturur. Eğer kalp net değilse, ne kadar bilgi sahibi olursanız olun, önünüze tüm kanıtlar serilse bile bir anlam ifade etmez.
Allah (cc) ve Resulü'nün neyi kastettiğini araştırın, sorularınızı sorun. Ama "Neden bunu söyledi?" sorusu doğru bir soru değildir. Doğru soru şudur: "Bunu gerçekten söyledi mi? Demek istediği bu muydu? Yapmamız gereken bu mu?" Bunların hepsi makul ve iman ettikten sonra sorulabilecek türden sorulardır. Eğer henüz iman etmediyseniz "Neden?" sorusunu sorabilirsiniz. Ancak iman ettikten sonra artık "Neden?" sorusunu soramazsınız. Bundan sonra "Ne? Ne zaman? Nasıl?" soruları gelir. Makul sorular bunlardır.
Gerçek davetçiler, insanları küçümsemez ve onlardan ümit kesmez. Çünkü ne zaman günahkar bir insanla konuşsalar, akıllarında şu ilahi prensip vardır: "لعلهم يثقون" "Belki takva sahibi olurlar." İnsanlara karşı bu umudu taşımayanların daveti bağırıp çağırmaktan, insanları aşağılamaktan ibaret kalır.
Reklam