Zaten hafıza, hatırlama bahanesinden başka nedir ki? Nasıl ki orman, ağaçlara muhtaçtır ya da nehir, yatağına, biz de hafızaya muhtacızdır. Dahasını söyleyeyim, bana göre bizi yaratan hafızadır. Sadece bizi değil, genel olarak bütün dünyayı.
Sözcükler işe yaramıyorsa, düşünceler işe yaramıyorsa ve hayal gücün artık bir şey hayal etmiyorsa, geriye kalan tek şey müziktir. Bu dünyada, bu yaşamda geriye kalan tek şey müziktir.
Doğru, farkındalık yaşa bağlı olmaksızın her zaman çok geç gelir. İnsan kaderi bu geç kalma durumuna bağlıdır. Hep sonra, her şey bittikten sonra. Zira kaderimiz olan şey farkındalıktır, yaşam değil.
Bir çocuğun bakması bile gerekmez. Dünya onun göz kapaklarının altına kendi arzusuyla girmiştir. O yaşta dünya hâlâ şeffaftır.. Ama ne yazık ki insan sonra büyür. Bugün, bir zamanlar çocuk olduğuma inanamıyorum.