“Sıfır Noktasındaki Kadın”, ataerkil düzenin baskısı altında çocuk yaşta istismar edilen, evlilikte şiddet gören ve toplumun dayattığı tüm rollerden yara alarak fuhuşa itilen Firdevs’in; tüm yaşadıklarına rağmen kendi sesini bulmaya çalıştığı, onurunu geri almak uğruna ölümü bile göze aldığı, erkek egemenliğine karşı güçlü ve trajik bir başkaldırıyı anlatan etkileyici bir yaşam öyküsüdür.
Gerçek hayattan bir öykü…
“O yıllar kurşun yılları olarak bilinirdi.Kasablanca’ da temel ürünlerin fiyatlarına zam yapıldı. Özellikle de una. Normal vatandaşlar ekmek fiyatına yapılan zammı hariç diğer zamları kabul edebilirdi. Sendikalar grev çağrısında bulundu. Birçok insan sokaklara döküldü. Özellikle de en yoksul mahallelerden.”
“Cesetleri itiyorlardı, bir süre sonra cesetleri sıralamaya başladılar. Onları önüme dizdiler. Sonra komşularımı görmeye başladım. 36 kişiyi çıkardılar. Bacaklarını tutup vahşice sürüklediler. Diğer hücreden de çocukları çıkardılar.
Bir de baba vardı, abdülbekir ! dedi. İki oğlu vardı. Dışarı çıktığında cesetlerini gördü. Kollarını arkasına bağladı ve sağa sola yürümeye başladı.
Tek kelime etmedi.”