Kitap dendiğinde içimi bir heyecan, bir huzur yüzümü bir tebessüm kaplıyor. Kitap okumak ve kitaplardan konuşmak; çok büyük bir mutluluk benim için....Kitaplarda buluşalım......
Başka insanların üstüne yağdırdıkları her bir üzüntü ve acıyla, Tanrı'nın gözünde lütuf kazanmayı, bu dünyadan kendi ayrıcalıklı cennetlerine giden köprüyü tamamlamaya bir adım daha yaklaşmayı umuyorlardı. Yaradan'ın Yarattıkları'na zarar vererek O'nu memnun edeceğini nasıl varsayabilirdi insan?
Hayat, büyük bir inatla ve inanılmaz bir kabalıkla ruhumun en güzel harflerini silip onların yerine alay eder gibi son derece saçma, gereksiz, bayağı birtakım şeyler yerlestiriyordu. Onun bu baskısına inatla, öfkeyle karşı duruyordum. Ben de herkesle aynı ırmakta yüzüyordum. Ama hem ırmağın suyu bana daha soğuk geliyordu, hem de ben herkes kadar kolay duramıyordum suyun üstünde. Zaman zaman, hatta, suyun derinlerine gömülüyormuşum gibi geliyordu.
Yaşlılar evinin bahçesi, Salva'nın anlattığından daha küçüktü fakat yeşilliğin tam ortasındaydı ve her ne kadar yaşlandıkça ağaç yerine insan görmeyi tercih etsek de güzeldi bu.
"Claire kitapların tanıdık ve dinçleştirici kokusunu içine çekti: toz, tabaklanmış deri, çürüyen kağıt ve olgun parşömen kokusu. Claire' in uzun zamandan beri bilgi ve sırlarla bağdaştırdığı bir rayiha.
Mantıklı ve nesnel bir insan olmasına rağmen, kitapların içerisinde bir tür büyünün olduğuna inanırdı. Bu raflardaki yaşlı kitap kapakları arasında sayfaların üzerindeki ufak tefek ve soyut siyah işaretlerin içerisinde, geçmişten gelen sesler vardı. Ne bildiklerini, ne öğrendiklerini, ne gördüklerini ve ne hissettiklerini Claire'e anlatmak için geçmişten geleceğe, Claire' in yaşamına, kalbine ve zihnine erişen sesler. Bu büyü değil de neydi."