Biri

Biri
@DustInTheWind
Beğeni için değil; okuduğum kitaplarda önemli bulduğum ve beğendiğim kısımları kaydedebilmek için paylaşım yapıyorum.
İnsanlar o kadar safdildirler ve ânın gereklerine öyle kölece boyun eğerler ki, aldatan kişi, her zaman aldatılmaya hazır birisini bulacaktır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir prensin hayvan doğasını iyi kullanabilmesi gerektiğine göre, hayvanlardan tilki ile aslanı seçmelidir; çünkü aslan kendini tuzaklardan koruyamaz, tilki de kendini kurtlardan koruyamaz. Öyleyse, tuzakları tanımak için tilki, kurtları korkutmak için de aslan olmak gerekir: Yalnızca aslanlık edenler bu işten anlamıyorlar demektir.
Prens inanma ve eyleme geçme konusunda temkinli olmalı, ama kendi gölgesinden korkar hale de gelmemeli ve sağduyuyla insancıllığın sağladığı dengeyle öyle davranmalıdır ki, aşırı güven onu ihtiyatsız, aşırı güvensizlik ise çekilmez kılmasın.
Kişinin nasıl yaşadığı ile nasıl yaşaması gerektiği arasında öyle büyük bir uçurum vardır ki, yapılması gereken uğruna yapılanı terk eden kişi, çok geçmeden korunmasını değil, yıkımını öğrenmiş olur; çünkü her zaman iyi bir insan olmak isteyen kişi, iyi olmayan onca insan arasında kesinlikle yıkıma uğrayacaktır. Dolayısıyla, konumunu korumak isteyen bir prensin iyi olmamayı öğrenmesi ve bunu [iyi olmamayı] duruma göre kullanması ya da kullanmaması gerekir.
Yazarlar, Akhaların prensi Philopoimen’i, öteki şeylerin yanı sıra, barış döneminde savaş usulleri dışında bir şey düşünmediği için de överler. Dostlarıyla kırlarda dolaşırken, sık sık durup onlarla tartışırmış: “Düşman şu tepenin üzerinde olsaydı, biz de ordumuzla burada olsaydık, hangimiz avantajlı olurduk? Düzenimizi koruyarak, onlara nasıl hücum edebilirdik? Geri çekilmek istesek, bunu nasıl yapardık? Onlar geri çekilecek olsalar, onları nasıl takip ederdik?” Ve yürürlerken, bir ordunun karşılaşabileceği bütün durumları önlerine serermiş; onların görüşünü dinler, kendi görüşünü söyler, görüşünü nedenleriyle kanıtlarmış; öyle ki, bu sürekli değerlendirmeler sayesinde, ordularını yönetirken çare bulamadığı hiçbir aksilik meydana gelmezmiş.