Duygu

Nikolai babasının gidişini izledi. Onu oraya kadar getiren çılgınca hırsı, yüz farklı hayat yaşayabilecekken bir tacın peşine düşmesine neden olan hırsı düşündü. Ravka’yı ağabeyine bırakmış olabilirdi. Birisinin oğlu olarak yaşamış olabilirdi. Dilediği kişiyi sevmiş, dilediği kişiyle evlenmiş olabilirdi. Tabii o huysuz yaratık evet deseydi. Ama tüm bu hayatlar yok olmuş, her dört yol ağzında yapmış olduğu bir seçimle silinip gitmişti. Hepsinden Ravka için vazgeçmişti. En sonunda buna değecek miydi?
Reklam
Miriam normal davranırsa her şeyin normal olabileceğini düşündü. Normal olmaya zorlayabilirdi. Sırf korku filmlerinde bu tür şeyler yaşanıyor diye o da aynı şeyleri yaşayacak değildi - tam tersiydi. Korku filmlerinde kızlar başlarına gelecekleri asla tahmin edemezdi. Çok aptallardı. Çok aptallardı.
Birinin eksik olduğu ve sabırla beklerse döneceği hissinin yeniden içine doğması umuduyla zaman zaman bilerek öğün atladığını ona nasıl anlatabilirdi? Çünkü o anlarda, sevdiği adamın, kırk yıldan uzun bir süre aynı yatağı paylaştığı William’ın öldüğünü unutuyordu. Ölümünün üzerinden altı yıl geçtiğini unutabiliyor ve kendini onun yalnızca işe gittiği ya da bir pub’da arkadaşıyla buluştuğu hayaliyle kaybedebiliyordu.
Bazı şeylerin aynı anda hem doğru hem yanlış oluşu, insanların aynı anda hem iyi hem kötü oluşu, birilerinin seni bencillikten uzak bir şekilde severken bir yandan da acımasızca kendilerine hizmet edişleri bana hep çok ilginç gelmiştir.
Eğer Kitap ve Yılan -ya da o şeyi her kim peşine taktıysa- yeniden denemek isterse şimdi, bunu yapmak için mükemmel zamandı. Halkın ortasında çıldırmıştı ve akademik olarak zor durumdaydı. Eğer aniden kendini nehre, binadan aşağıya ya da trafiğin ortasına atacak olursa önceden buna işaret eden pek çok uyarı vermiş olacaktı. Canı sıkkın mı görünüyordu? Mesafeliydi. Hiç arkadaşı yoktu. Derslerinde zorlanıyordu. Hepsi doğruydu. Ama başka biri olsa önemi olur muydu? Sosyal bir kelebek olsaydı acısını azaltmak için içtiğini söylerlerdi. Bütün dersleri A olan bir öğrenci olsa mükemmeliyetçiliğin onu yiyip bitirdiği söylenirdi. Kızların ölümü için hep bir bahane olurdu.
Reklam