Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.
Melih Cevdet Anday
Ahmet Arif'in Leyla Erbil aşkına bu kadar yakından tanık olmak...
Kitabı bir solukta okudum desem yeridir. Her satırda birçok duyguyu birlikte yaşadım.
Ahmet Arif sevmiş. Ne sevme ama! Bütün umutsuzluklarına, hayatındaki sorunlara, inişlere çıkışlara rağmen Leylası hep onunla olmuş. Yokken bile varlığından daha çok var olmuş onda. "Ben bütün bu manasız iç sıkıntılarımdan senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum.” sözleri de zaten bunu kanıtlar nitelikte değil mi?
Bu kadar güzel sevmek,sevilmek dünya üzerinde kaç insana nasip olmuştur?
Leylasına özgün seslenişlerine, yere göğe sığdıramayışına, dualarına, dileklerine, bu umutsuz aşka olan sadakatine hayran kalmamak pek de mümkün değil diye düşünüyorum.
Durum Ahmet Arif penceresinden bu olsa da görünen o ki Leyla Erbil için pek de böyle olmamış.
Hatta onun açısından kendimce düşünürken "Sevilmek iyi edermiş insanları. Ben hiç mi sevilmedim?" sözü ansızın kulaklarımda çınladı. Böylesine sevilmiş bir kadının ağzından nasıl dökülebilmişti bu sözler? Bu sözler, her şeyi geçtim Ahmet Arif'in aşkına haksızlık değil miydi?
Bilinmez, belki de Erbil'in sevgisini görmek istediği, aşkını yaşamak istediği kişi değildi Ahmet Arif. Belki de insanın görmek istediğinden göremediğini başkasından görmesi çok da bir şey ifade etmiyordu. Görmek istediği dışındakilere de kendisi kendini kör ediyordu.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,7bin okunma