Duygu ceynaklı

Duygu ceynaklı
@Duyguceynakli
Puan vermedi·188 syf.·
2022 2. kitabı
Yeni bitirdiğim ve etkisinde kaldığım bir kitap. Etkileyici olduğunu söylemeliyim. Her insanın kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek için çaba vermesinin önemini anlatıyor. Bir insan hayatta kendi kişisel menkıbesine ulaşmak için çaba gösterdiği vakit bu çabanın zorluğu yadsınacak bir şey değil tabiki çaba kelimesi 2 heceli ama zorluk ve karşına çıkan, seni yolundan döndürecek, hevesini kıracak engeller, bazen umutsuzluğa düşüşün, risk alışın, elindeki avucundakileri bile amacın uğruna elden çıkarman.. Bu yapılan her şey " çaba göstermelisin "cümlesinden çok daha fazlası ki insan bazen kafayı yeme ve vazgeçme noktasına gelebiliyor. Devam etme gerekliliğini söyleyen bir kitap. Güven duymaktan bahsediyor çogu yerlerinde. Santiago Tanrıya güvendi, yaşlı adama, çingeneye, İngilize, aşık olduğu çöl kadınına, simyacıya.. İnandı, başta kendine inandı. Duraklayıp düşündüğü yerler de oldu ama devam etme kararı aldı. İşaretlere inandı onu amacına götüreceğine inandı. Belki de bizim hatamız her şeyden geri durmak hiçbir şeye inanmamak, evren inandığımız ve göze aldığımız her şeyi yapmamız için bize yardım edecek belki ama inanmıyoruz. Kendimize inanmıyoruz. İlk zorlukta kaçmak vazgeçmek ya da başka bir kolaylığa atlamak için yer arıyoruz. Hayal kırıklığına uğramaktan korkuyoruz. Belki de kendimizi tanımıyoruz. İstediğimiz şeyin, amacımız olarak kendimize seçtiğimiz menkıbenin gerçekten istediğimizden emin değiliz. Belki de önemsiz görüyoruz. Hayat amacımız olarak görmek, bir insanın bütün bir ömrünün bir amaca yönelik olması bize yorucu geliyor. Sadece bize dayatılan sistemdeki gereklilikleri yerine getirmeyi hayat amacımız olarak görüyoruz. Bir çocuğun okulu bitirmesi, iş bulması, evlenmesi, çocuğu olması, çocuğunu okutması, evlendirmesi gibi. İçimizdeki potansiyelin
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·104 syf.·
2021 1. kitabı
SPOİLER İÇERİR Stefan Zweig'in Brezilya'da yazdığı güzel bir eseridir kendisi. Gemide geçen bu olay, içinde pek çok unsuru barındırıyor. İmgelemin çok kullanılması insanı derin düşüncelere itiyor. 2. Dünya savaşının etkileri yansıtılmış. Bir adamın nazi zamanlarındaki kamplara gönderilmek yerine tüm ihtiyaçlarının karşılandığı otel odasında hiçliğe terkedilmiş olması. Psikolojik olarak yıldırma ve konuşması hedeflenen bu adam günlerce, aylarca bir odanın içinde uğraşacağı tek bir şey olmadan yaşamış ve beyninin işlememesiyle karşı karşıya kalması sorgu odasında istenen cevapları vermesidir tek gereken şey. Dr. B'nin hayatını değiştiren ise sorgu odasında askeri bir ceketin cebinden çaldığı bir satranç kitabıydı. Yatağındaki kareli bir çarşaftan 64 kare yaptı ve verilen ekmekleri parça parça ayırarak satranç taşına çevirdi. Günlerce, aylarca bu şekilde oynadı sonrasında beyninde oynamaya çalıştı, her türlü hamleyi ezberledi. Beyninde kendi kendine satranç oynamak ve üstünlük kurmaya çalışmak bir insanın kendi benliğini ikiye ayırması nasıl olağan olabilirdi. Aslında Zweig burda satranç tahtasını bir savaş alanına benzetmiş. Beyaz renk iyileri, siyah renk kötüleri imgeliyor. İyinin ve kötünün birbirine karşı üstünlüğünü, galip gelme savaşını o kadar güzel bir üslupla anlatmış ki. Hatta olayın geçtiği geminin imgesi ise yurtsuzluk. Çünkü o zamanlarda Hitlerin hedefi haline gelmişti, yurtsuzluğu bu şekilde "gemi" imgesiyle açıklamış. Bir de diğer karakter olan Czentovic var bu da kötü karakterdir. Satranç oynamaktan başka konuşmayı dahi beceremeyen, kibirli bir adam dünya şampiyonudur. En sonunda Dr B ve Czentovic iki el satranç oynuyor ilkinde Dr B kazanırken ikincisinde kaybediyor. Yani olayın sonunda yine kötüler kazanmış oldu. Zweig bu kitaptaki Dr B karakteriyle
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,6bin okunma