Şimdi onları bekliyorum. Kısa bir süre sonra beni almaya gelecekler. Yarın sabah artık burada olmayacağım. Kimsenin bilmediği bir yerde olacağım. İster kral olsun, ister prens, isterse hükümdar olsun dünyada kimsenin bilmediği o yere, o bilinmeyen hedefe yapacağım yolculuk bana gurur veriyor. Bütün yaşamım boyunca bana gurur verecek, beni krallardan, prenslerden, hükümdarlardan bile üstün kılacak bir şey aradım. Ne zaman elime bir gazete alıp onlardan birinin resmine rastlasam, yüzlerine tükürü-yordum.
Para utanılacak, saklanması gereken bir şeydi; benim için haram olduğu halde başkalarının kullanabileceği, yalnızca onlar için yasal olan bir günah nesnesiydi sanki.
"Ben seni derin denizlerde terk etmedim
Sen beni kuru toprakta bıraktın
Ben seni parlak altınlara değişmedim
Sense beni bir pula sattın.
Leylim oy,
Oy benim gözüm oy."