Yazarın delicesine takıntılı bir okuru olduğuma göre hemen Kıyı Güneşi ile geldim.
Her kitabı benim için özeldir, Ateş Karan ile başladığım bu yolculukta Antoni ile devam ediyorum. Kıyı Güneşi derinden etkileyen, kederi, aşkı, açlığı, arkadaşlığı ve özgürlüğü en iyi anlatan ve o duyguyu okuyucuya geçiren çok güzel bir kitaptı.
Elisa’nın çok genç yaşında yaşamaya mecbur bırakıldıkları ve hala içindeki o iyi tarafın elini bırakmaması, burada yazarın o eşsiz kalemini görüyoruz. Bence bu iyi kalpli karakter yaratma işi çok çok iyi, hani böyle iyilik altında saf kız olayı değil, içten ve kalpten gelen bir iyilikten bahsediyorum. Yazarın bu konuda çok çok başarılı.
Ve Elisa’nın bu zor yaşamı bir gün sahilde Antoni ile karşılaştığı andan itibaren değişir. ANTONİİİİİİİİ. Ne desem eksik kalacak, her bir davranışın, sözcüğün altında yatan imalar ve yaralar beni kendine aşık etti. Antoni’nin gemisi arızalandığı için Vetnika Kıyısında bulunduğu süre boyunca kader hep onları bir araya getirir ve birbirlerinden uzak duramazlar.
Iİkili için zor olan duygularını kabul ettiklerinde iç savaş kapının eşiğindedir. Her kavuşmanın ardında ayrılık vardır sözü sanki onlar için yazılmış gibi Antoni geçmişin peşinde olduğu yöne doğru dümen kırmak zorundadır. Elisa’ya geri döneceğini söyler ama bulundukları bölgede savaş tekrar eder ve ortalık yangın yerine döner. Katliamın yaşandığı kıyıda Elisa yaşamının sonuna geldiğini düşünür. Her şey sona erdi derken Elisa kurtulur ve Antoni’yi hiç beklemediği bir yerde bulur. İki aşık kavuşmak için çok zor günler geçirir, özellikle Antoni’nin yaşadıkları ayrı kaldıkları süre boyunca Elisa için zaman durur ve Antoni’yi aramak için çok tehlikeli bir yola girer. Bu yol her ne kadar karanlık olsa da için de hep bir ümit ile yola çıkar. Aşıklar için