Travisssss, sen nasıl bir kitaptın öyle? Hale erkekleri bu kadar mükemmel olmak zorundalar mı?
O kadar güzeldi ki, Archer'in hikayesindeki olan Travis ile alakası bile olmayan bir kişilik vardı, o kendini arayan adam çok yaralı ve içtendi. Aslında geçmişi ve bugününde ne yapacağını, kime inanacağını bilemeyen koca bir çocuktu. Ama o kadar derin yaraları varmış ki, ailesi ve kendi arasında sıkılmış bir ruhu nasıl güzel tamir etti, kendini yine iyilik ve güzellik ile yüceltti.
Mia, ne yazsa okurum. O dram duygusunu öyle bir derin geçiriyor ki okuyucuya Travis'e çoğu yerde sarılıp ağlamak istedim.
Konusuna gelirsem Travis Pelion'da polis şefi olarak çalışırken artık hayatını düzene koyduğunu düşünür ve bu düzen hiç beklemediğini bir anda yıkılır. Başına gelen bu talihsiz olay onu ve verdiği kararları düşünmeye sevk eder, evlilik için doğru kişi miydi? soruları hep aklının bir yerinde durur, o kişi olduğunda anlayabilir miydiniz?
Fakat kader onu görevde olduğu bir gün, bitkilere aşık, kasabaya sadece yaz sezonu boyunca çalışmaya gelen Haven ile karşılaştırır. İkilinin tek bir ortak noktası yok iken aynı pansiyonda kalmaları ile arkadaş olmaya karar verirler ve aşk hiç bilmedikleri bir yerden bulur ikisini de.
Sınavlar, kabullenişler, kaçışlar ve geçmişin sırlarının bir bir ortaya çıkması ile ikili için artık bir şans yoktur. Travis hayatı ile ilgili çok önemli bir mektup bulur işin seyrini değiştirmek için çabalayana kadar. Acaba Travis yaptığı hatanın bedelini ödeyecek mi? Ya da Haven ile ilgili sorunları halledip onu Pelion'da kalmaya ikna etmiş midir?
Hepsi ve daha fazlası için Travis sizi bekliyor ️