"Kahraman... Kahramanlar... Bugün için kim o kahramanlar? Bana göre, yukarıdan verilen emirlere karşı gelip insanlara hakikati söyleyen doktorlardır kahramanlar."
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,
Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.
Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!
❄️ Yahya Kemal Beyatlı ❄️
Bize kızıyor insanlar: "Korktuğunuz için hastalanıyorsunuz. Korku yüzünden. Radyofobi yüzünden."
Öyleyse neden hastalanıp ölüyor ufacık çocuklar? Korkunun ne demek olduğunu bilmiyor ki onlar, henüz anlayacak yaşta değiller.
"Kıyamet kopsa dahi kötülük mekanizmaları işlemeye devam edecek. Bunu anladım. Dedikodu yapmaya, idarecilerin karşısında el pençe divan durmaya, televizyonlarını ve kürk mantolarını kurtarmaya devam edecek insanlar. Dünyanın o son gününün arifesinde insan, aynı şimdiki gibi olacak. Hep aynı kalacak."