Demet Akpınar

Kaliforniya’ya bizimikilere rastlarsanız onlara benim rahatımın yerinde olduğunu söyleyin. Ama bu halde yaşadığımı anlatmayın.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Reklam
Kaliforniya’ya gitmeyi çok istiyorum. Bambaşka bir adam olacakmışım gibi geliyor bana.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Bu kadar güzel oluşu gözümü korkutuyor.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Tekvücut olunca nasıl kutsallaştığımızı ve insanlığın tekvücut olduğu zaman ne kadar kutsallaşacağını düşündüm. Ve kötü bir adamın lokmayı ağzına alıp da kaçıp gittiği, önüne geleni itip ardına geleni teptiği ve kavga ettiği zaman insanlığın ne kadar kutsallıktan uzaklaştığını düşündüm. Bunlar, kutsallığı bozan insanlardır. Ama insanlar, birlikte çalıştıkları zaman, bir insan başka bir insana karşı olmadığı, herkes aynı bütüne bağlı olduğu zaman... Ki o vakit her şey iyi oluyor, hayır oluyor, kutsallaşıyor. Bunun üzerine kutsallığın bile ne demek olduğunu bilmediğimi anladım..." Durdu, ama eğilmiş başlar oldukları gibi kaldılar; çünkü onlara, köpeklere öğretilir gibi, "amin" sözüyle birlikte başlarını kaldırmaları öğretilmişti. "Size, alıştığımız duayı edemem. Kah-valının kutsallaştığına çok seviniyorum. Burada sevginin yaşadığını gördükçe memnun oluyorum.
"Hazreti İsa bir sürü dertler içinde bunalmıştı, bir türlü bu dertlerin içinden çıkamıyordu. İyiliğin ne olduğunu seziyor, ama savaşmanın ve düşünmenin ne kadar yararsız olduğunu duyuyordu. Sonra yoruldu, hem de iyice yoruldu ve ruhu yıprandı. Allah kahretsin, ram da sonuca varmak üzereydi. Işte tam bu sırada dağa çekildi." Büyükana, "Amiiin!" diye inledi. Dua okunurken, durulduğu zaman "Amin" deneceğini öğrenmişti. Yıllardan beri dinliyor ve, "Amin," diyordu.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Reklam